Azərbaycan dili Bahasa Indonesia Bosanski Català Čeština Dansk Deutsch Eesti English Español Français Galego Hrvatski Italiano Latviešu Lietuvių Magyar Malti Mакедонски Nederlands Norsk Polski Português Português BR Românã Slovenčina Srpski Suomi Svenska Tiếng Việt Türkçe Ελληνικά Български Русский Українська Հայերեն ქართული ენა 中文
Subpage under development, new version coming soon!

Subject: Spor Haberleri

2026-04-16 18:32:41
Programımda boş vakit aramıştım cevap vermek için, minik minik yazıp biriktirdim. Boş vakit bulduk, cevaplayalım.

"Giderler bir bahis firmasının reklamını yaparlar"

Bu anlaşma benim rahatsız olduğum, herhangi bir Türk kulübüne yakıştıramadığım bir anlaşma. Bu sebeple istifa talebinde de bulundum. Gelgelelim GS bu anlaşmayı gelen tepki ve mahiyetinin anlaşılması üzerine fesih etti. Galatasaray mer*tking.news ile 2 yıllık çeşitli sponsorluklar şeklinde 14.06m+ KDV bedelli anlaşmıştı. Fesih sonrası aldığı ücretin tamamını iade ettiğini KAP'ta duyurdu. Anlaşmayla ilgili TFF şikayeti üzerine MASAK'tan inceleme talebinde bulundu. İadeden dolayı da önce takipsizlik, sonra anlaşmaya imza atan yöneticiyi para alınıp tutulmadığından, "bu işin reklamına alet olunduğundan ötürü" yargılandı.
Galatasaray bu anlaşmadan maddi bir kazanç elde etmedi, yöneticinin aymazlığı yüzünden negatif etkisini gördü. Bu reklamı hala yaşatan, o firmaya hizmet edense hala her yerde reklamını yapan cahil rakip takım taraftarları...

Diğer kulüplerimizde benzer "iptal" edilen sponsorluklara girecek olursak; Dilan Polat'lar, Papara'lar liste uzar gider..

Kulüpler "hafiye" değildir, bu anlaşmalar yapılmadan evvel otoritelere sorulur, izin alınır, ondan sonra anlaşma yapılır ve duyurulur. O güne kadar bu firmaların iş yapmasını denetleyen kurumlar, ondan sonra "sorun yoktur, sponsorluk imzalayabilirsiniz" diye onay veren yine farklı, resmi ve yetkili kurumlardır. Kulüpler burada sorumlulukta 3. halkada; GS, FB, BJK vb tüzel kişilikler, kurumlar kim olduğu fark etmez, itibar için çok daha seçici olmalılar.

"kara para aklayan bir yöneticiyi kadrolarına katarlar"

Erden Timur meselesi apayrı bir mesele... Öncelikle yönlendirdiğiniz suçlama dava sebebidir, kanıtlanmış karara bağlanmış bir mesele değil. Çarpıtarak GS'ı iltisaklandırma başınızı ayrı yakar, cahil ve amigo spor, siyaset muhabirlerinin gazına, karalamalarına kapılmayın. Borsaya kote olan bir firmaya belgesiz, kanıtsız "kara para aklıyor" demek yenilir, yutulur şey değildir. O gazetecimsiler "iddia edildi" diye ekleyerek yırtmaya çalışıyor. Somut diyorsun hocam, aman dikkat. 2000'lerin ortasında başlayan Ergenekon davaları 10-15 yıl sonra ne hükümlerle, kimlerin suçlu-suçsuz olduğu kararıyla sonuçlandı malum.

Adama dair ifadelere, sorulan sorulara kadar (sızmaması gerekirdi ama...) sızdırdılar, sorulara şahsın cevapları da sızdı. Ben sadece GS ile ilişkilendirilen konulara dair bilgilendirebilirim.
Yasadışı bahis işi yapan Veysel Şahin'den ötürü birileri mal bulmuş mağribi gibi atladı. Mevzubahis Veysel Şahin'e 2014-2015'de ev sattın deniyor, Timur ise yıllık 3-4 bin daire sattığını, bir başka şirketle ortak iş yaptığı bir konumda satılan 24 dairenin sahibini tanımadığını, resmi makamların araya girip dairelerin teslim edilmemesi yönünde bilgilendirdiğini, bu sebeple de evleri teslim etmediğini, paranın da kullanılmayıp ortak iş yaptığı şirkette durduğunu zaten yasal olarak da parayı iade etme zorunluluğunun bulunmadığını beyan ediyor. (Bu arada satış yapılan yerdeki firmanın, inşaatın diğer ortağı Ali Koç döneminin FB asbaşkanı Nezih Barut'a böyle bir sorgulama yapılmadı, kulüpte olduğu gibi burada da Timur'a ait firma hafiye değildir ki gelen her müşteriye "paranın kaynağı ne?" diye sorsun veya sorabilme yetkisi olsun.) Buradan GS'a sıçrayacağına dair gazlama yaptı amigolar, belge sunamadılar. Sürekli bir imalar, "biz biliyoruz yaa" diye atıp tutmalar..

Yasadışı bahis ve kumarla adı geçen 93 kişiyle MASAK raporunda çeşitli para transferi olduğu tespit edilmiş, bu rakam da toplam 1.3 milyon lira.. Bu kişiler kira-yiyecek yardımı yaptığı insanlar mı, şirket çalışanları mı, satılan evin taksiti mi belli değil çünkü bir açıklama yapılmadı.. Belki onlarca-yüzlerce işlemde giden-gelen totali 1.3 milyon lira ile "yapı" kurduğunu, sistemi alt üst ettiğini iddia ediyor herhalde Lube'ler, Ahmet'ler... Senin, benim bir şekilde ödeme yaptığımız birileri, mağazalar veya ödeme aldığımız kişiler kaçak bahis, kumar oynuyorsa ve MASAK'a takıldıysa biz de dahil olabiliriz bu isimlere..

Bir de GS ile alakası olmasa da altın-kuyumcu işi var. Biraz ticaretle haşır neşir olmuş, büyük iş adamlarını bilen herkes bilir ki altın önemli bir al-ver, emtia parçasıdır. Senede binlerce daire inşa edip satan, Suudilerden yeni 700 milyon Dolarlık ihale alan adamın 20 milyon dolarlık altın ticaretini absürt bulmuş savcılar, Timur bu rakamın şirketinin bir aylık ticareti dahi olmadığını, MASAK'a kalmadan avukatlarıyla bunu çok açık gösterebileceğini ifade etmişti..

Neyse, Galatasaray'la ilişkilendirilen ne bir soru ne bir suçlama var. Milyar dolarlık adamın GS'a sponsor olarak verdiği para da KAP'ta açıklanan kadar. Önce 2016'da göğüs sponsoru oldu yıllık yaklaşık 4m Euro'ya sonra stadyum isim sponsoru oldu senelik 7-8 milyon dolara gelecek şekilde, sonra AŞ'de yönetici olduktan sonra da nakit akışında yardımcı olduğu biliniyor. Puma sponsorluğunda ve ciddi kar artışında parmağı var. Stadyumdaki biletlerin 2-3 kat artışında (yöneticilerin itirazına rağmen "korkmayın satarız" diye) fikir babası. Sosyal medyanın, reklam işlerinin artmasında, GS'nin global bir marka olma yoluna girmesinde ciddi emeği var. (FB'de hem forma hem bilet işinde sonra GS'yi izledi ve benzer gelirler elde etti, rakamların absürt bir tarafı olmadığı ortada. Mesele ticaret bilmek, vizyoner olmak ve cesaret etmek)

Timur yöneticiliğinde Galatasaray dönemi ve sponsorluk meselesi; önce 2016'daki malum olaylar, sonra 2019-2020'de Covid birlikte küçülen futbol ekonomisiyle bütün kulüplerin sponsorluğu yaklaşık bu 2 dönem arası 5 sene ciddi sıkıntıya girmişti. Ekonomik dar boğaz, kur atağı vs kulüplerin borçlarını ödemekte zorlanmasıyla da büyük kulüpler küçülmeye gitti. Aklını kullanabilen, realiteyi reddetmeyen herkes de özellikle 3 büyüklerin küçülmesiyle onlara bu yıllarda yaklaşan Başakşehir FK ve Trabzonspor'un zirveye, şampiyonluğa oynadığı peş peşe yıllar izlediğini görür. Zaten büyük kulüplerimiz de bu yıllarda "bankalar birliği anlaşması"na girdi. Şimdi onu da 1 saat izah etmeyeyim..

Covid döneminin ekonomik etkisinin geçmesi, yapılanan borçlarla kulüplere atılım yapma imkanı doğdu. GS Erden Timur vizyonuyla "borçlanarak büyümek" yoluna girdi bu yol da Cicaldau, Morutan'larla olmaz; yıldız isimlere yönelindi. Önce İcardi, Mertens, Torreira, Mata sonra Zaha, Sanchez, Ziyech'lere gidildi.

Burada imaj hakkı sözleşmesi yapılan oyuncuların bir kısmıyla (hani gizli sponsor denilen işler) şirket ödemezse kulüp garantisi yoluyla anlaşmalar yapıldı( nitekim İcardi'de son 2 senede imaj haklarının şirketlerce ödemelerinin aksatılmasından dolayı GS tarafından yatırıldığı da yöneticilerle beyan edildi).

İcardi, Mertens, Torreira, Sanchez, Ziyech "rüya görenlerin" aksine zaten çatır çatır reklamlarda oynadı. İcardi(Zen pırlanta, CW enerji, Garanti, Sahibinden.c*m, envai çeşit kozmetik reklamı), Mertens(DeFacto, OnePlus, iptal edilen Unilever), Torreira (Hummel, Garanti), Mata(CW enerji), Ziyech(SOCAR, RAMS), Sanchez(DeFacto) ve bunların yanı sıra katıldıkları onlarca açılış, medya etkinliği... Bu oyuncular keyfine, piyasa yapalım diye gitmiyorlar o lansmanlara.
(Timur dönemi değil ama Osimhen'de de imaj işinden Ülker çizi, Pasifik holding reklamlarında oynama, yine açılışlara ve davetlere katılma kısaca PR işi var). Yani saçmalandığı gibi "kim ya bu gizli sponsorlar?" işi yok, sponsorlar ortada...

Şimdi gelelim dolaylı değil doğrudan sponsorlara; Sixt, RAMS, SOCAR, Pasifik, Arkham, GKN kargo, NEF, Başkent inşaat, Medicana, Denizbank, Bilyoner, THY vs vs gibi zibilyon tane sponsorluk anlaşması imzalandı, adam kanser hastası eşi varken gece gündüz uğraştı, biz de canlı tanık olduk. Bedelleri yazıp 40 sayfa olacak yazıyı 80'e çıkarmayayım ama hepsi KAP da deklare edilmiş açık meblağlar.

Bana Galatasaray'ın Covid döneminden 2 sene sonra bulduğu sponsorlukları çok bulana FB'nin aynı dönemdeki sponsorluk rakamlarını sorayım. Rakamlar 3 aşağı 5 yukarı benzer mi değil mi? Herkesin sponsorluğu 20-25m'da kaldı da bir Timur döneminin Galatasaray'ı mı 50-60m Euroları buldu... Siz değil, başarısını çekemeyerek hazımsız yorum yapan divan üyeleri (hani "nereden buldu parayı anlamadık?" diyen, sizin o lafları örnek gösterdiğiniz) üstün ekonomi, ticaret bilgileriyle iddialarını verilerle delikanlı gibi açıklasın, bizler de acıyarak dinleyelim.

Fenerbahçe'de, Beşiktaş da yapıyordu çift kontrat işini. FB, GS gibi açıklamıyor da KAP'lar bambaşka... Yağız gibi borazanlık yapanların 2m alıyor dedikleri oyuncuları güç bela göndermeye çalışırken 4m aldığı, 4m dediklerinin de 7m olduğu ifşa oluyor. Ha hadi bunlar bu iş serbestken yapılan işlerdi, sözde tek kontrada dönüldü ya biri bana Safi'nin ödediği yıllık 7-8m Euroluk maliyeti bir açıklasın. Adam reklamımı yapacağım diye bangır bangır anlatıyor asgari ücretli Kerem'i :) Reklamda mı oynatıyor, portta hamallık mı yaptırıyor Rizeli Kerem'e? Fenerbahçe'nin son yıllarda bir Arabistan sevdası tuttu, hani şu FFP'ye dahil olmayan; serbest kaldı Talisca aldık, 22m Euro'ya Yusuf'u sattık, zibilyon m Euro'ya Jhon Duran'ı kiraladık ama maaşını onlar ödüyor o sebeple vergiden de kaçınıyor ya FB; hah işte onu diyorum bu rakamlar gerçek, GS'ninkiler yalan, aynen :) Camdan evi olan sağa sola taş atmamalı...

"terör örgütlerine finans sağlayan şirketlerin reklamını yaparlar"

Burada herhalde laf m*ydonoz döner'e geliyor. Kusura bakma ağam, hafiye GS, derin GS; Türkiye Cumhuriyeti'nde 2025 yılında 400 şube açmasına müsaade edilen şirketin iç işlerini bilememiş, 680 küsür bin Euro'ya denk gelen sponsorluk anlaşması yapmış bir fastfood zinciriyle... Devletimizden önce belgelere ulaşıp ihbar da yapsa mıydı "bunlar fetöcü, kanıtım da yok ama makbule yiyorlar herhalde" falan diye. Komik olmayın beyler.

Açıkça TR'yi köyleri bombalamakla, Kürt olduğu için ayrılmak durumunda kaldığının propagandasını yapan, diğer konuşmaları da "kör" olmayanlara açık olan, "rojova"ya işid-ypg çatışması dönemi 2m Dolar yardım gönderdiğini beyan eden Hamdi'ye, "açılım" ayağı altında yürütülen sürece omuz vermek için stad, göğüs sponsoru yaptırılmaya benzemiyor bu... Bilinmeyen, gizli kişiler, işler değil bunlar aşikar. Tabi görmek isteyene.(Biri de nasıl serbestçe geziyor, kimlerle görüşüyor bu adam demiş; beyler adamlar İmralı'daki caniye "kurucu önder" diyor, dışarı salmayı planlıyor. Siz hangi dünyada yaşıyorsunuz? Reelpolitikten bu kadar mı uzaksınız?)
BJK'de de bu tarz sponsorlardan biri Fi Yapı'ydı bir dönem. Sonradan dediler bu adam fetöcü, tutuklandı vs. Milletin bu anlaşma üzerinde tepindiğini hatırlamıyorum. İşine gelene görmezden gelmeyle olmuyor kısaca. BJK de hafiye değil, bilemezdi diyelim uzatmayalım bu kısmı.

"devlete olan yükümlülüklerini yerine getirmez gerekirse yanaklarını okşatırlar"

Yine saldım çayıra, mevlam kayıra bir ifade. Neyi yerine getirmemiş kardeşim bir açıkla ya sen? Kulüp devlete vergi borçlarını mı ödememiş? Her sene "şu" kadar ödüyoruz diye kurullarda kalem kalem açıklanıyor, yetmiyor Dursun Özbek kamera görünce rakam vererek her yerde konuşuyor, anlatıyor. En çok parayı, vergiyi Galatasaray'ın ödediği de ortada, doğal çünkü en çok gelir onda... Siz mali genel kurulları, bütçe toplantılarını takip etmiyorsunuz diye onlar olmuyor değil. Saatlerce günlerce konuşuluyor bunlar, açıklanıyor da. İlluminati toplantısı da değil bunlar, mali işlerin beyan edildiği toplantıların hepsi eskiden GS TV'de yayınlanırdı şimdi Youtube'da yayınlanıyor "canlı" olarak.
Ha yok, sen "ödemiş diyorsun da "x" kadar da affedilmiş, devlet kayırıyor sizi" dersen, devletin geçmiş dönemde bütün kulüplere "affettiği", ötelediği vergi borçlarını da kalem kalem yazarım.. Sen BJK'li olduğun için Fikret Orman'ın, Ahmet Nur Çebi'nin "ödeyemiyorduk, dardaydık devlet baba sağ olsun sildi" tandanslı videolarını eklerim buraya. Devlet yine birinin vergi borcunu sildiyse, diğerleri de kapıya dadanıp aynı şeyleri talep edip elde ediyor. Bu sebeple duyuyorduk zaten hangi kulübün neyi, ne zaman silinmiş. "Biz üvey evladız" triplerine girmeyelim. Revizyonist anlatılara gerek yok.
Burada şu takım taraftarı, bu takım taraftarı değil, vatandaşların topluca ses çıkarması gerekiyor. Çünkü o silinen vergi borçları sonra bizden tahsil ediliyor başka şekilde... Neyse.

Yanak mevzusu; benim de zerre haz ettiğim bir eylem değil. Dursun Özbek'i de ne seviyorum ne destekliyorum ne de saygı duyuyorum. Ha gelelim siyasi işlere, bana bir tane, bak; tek bir tane "iktidar partili" olmayan büyük kulüp yöneticisi gösterin... Bu adamların %99'u iş adamı. Ciddi bir kısmı daha büyük iş adamı olabilmek için o mevkileri kovalıyor, bugün Akp'ye yakınlar, yarın Chp iktidara gelsin en sıkı Chp'li olurlar.
3-5 oteli, turizm işi olan Özbek'i bırak bu ülke ekonomisinin %10-15'inin veliahtı, milli sermaye temsilcisi elden baklava yiyor, genel merkezlerden çıkmıyor.. Ondan öncesinin de evinin salonuna, baş köşeye Cumhurbaşkanıyla olan resmi koyuyordu. Bu meseleleri anlamayacak saf veya toysanız sizin adınıza sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim. Siz Koç ailesi nedir, kimdir bilmiyor musunuz? Aziz bey ne işle meşguldür? Yine Serdal bey, hatta Demirören...

"ellerinde ki araziyi satıp daha sonra ucuza geri alıp hemen çok daha yüksek fiyata anlaşmalar yaparlar"

Eveeet. En sevdiğim, en "janjan"lı işlerden biri bu. Aslını bilmeden üstünde tepinir dururlar bu konun.
Bahsedilen konu Florya arazisi. Neymiş devlet bunu satın almış, sonra GS daha ucuza satın almış da çok çok yüksek meblağlara satmış, 2 kere kar etmiş. İşin aslı şu;
Devlet diyor (tıpkı Mecidiyeköy'deki kıymetli yerden "deh"lenip, dağ başına -taahhüt edilenden de eksik stadyuma- 100-120m Euro'ya yapılırken-ki stadyum da arsası da hala devletin- eski stadyumun yerini ihaleyle satarak devlet 700-750m Euro gelir elde etti, oraya dikilen Torun Center ve arazi kaç milyar dolar eder Allah bilir... Bunu da "beleş stad" diye anlatıyorlar, hesabı ortada... BJK'ye İnönü'den çık dağ başına atalım seni, FB'ye Kadıköy'den çık ama 5 kuruş vermem sana diye tarihinden kopartılsın empati yapabilmeniz için...) "senin bu Florya'daki 26 dönümün kıymetli. Ben senden bunu alayım, sana bir miktar para ve başka bir yer tahsis edeyim, sen bu parayla oraya benzer bir tesis kurarsın 40-45 yıllık tesisini de yenilemiş olursun, kazan-kazan olur."
Neyse gelelim rakamlarla konuşmaya. Emlak Konut 2016'da 120 milyon Lira'ya bu 26 dönümü satın alıp, GS'a Kemerburgaz'da üzerinde maden bulunan bir arsa tahsis ediyor :D Gel gör ki arsa üzerinde madeni (yanılmıyorsam kil madeniydi) bulunan Koç Madencilik, devletle olan kiralama sözleşmesi bittiği halde bu araziyi boşaltmıyor. İş davalık oluyor, 3-4 yıl mahkemeleri sürüyor, bu sebeple de GS'ın Florya'yı boşaltamadığından satış anlaşması Emlak Konut tek taraflı fesh ediyor, iptal oluyor 2019'da. Galatasaray 2019'da bu aldığı 120 milyon lira'yı faiziyle birlikte 157 milyon lira olarak geri ödemek durumunda kalıyor ve arazinin tekrar sahipliğini alıyor. Madencilik firmasının işgal işi, davaları bittikten sonra 2021(diye hatılıyorum) Kemerburgaz arazisini GS'ye tahsis ediyor, tıpkı eski kiracı maden şirketi gibi 30 yıllığına üst kullanım hakkıyla. Bedeli de aylık 8-9 milyon liraydı, yıllık efe-tüfeyle artacak şekilde. Yani GS 26 dönümlük Florya'yı satmadığından para da almıyor üzerine, yeni yerde kiracı oluyor.
2023'te Metin Oktay tesislerinin yanında bulunan bölük pörçük 41 dönümü ise 1 milyar 172 milyon liraya satın alıyor. Galatasaray asıl kıymetli olan eski araziyle birlikte bu yeni yeri %50 paylaşımlı olarak geçenlerde ihale etti ve sattı..

Arazi işlerinde FB'den zengini yok. Murat Salar'ın saydığı FB arazilerini merak eden açsın bir izlesin, 2018'de 58 milyon liraya aldığı Ataşehir arazisini geçenlerde 200 küsür milyon Euro'ya sattılar. Rıdvan Dilmen'in "şuradan bize de bir yer verseniz" diye verilen Maltepe arazisi, Kadıköy'ün göbeğindeki paha biçilmez Kenan Evren Lisesi arazisine karşılık yapılan 3 okul, 1 spor salonu da ayrı bomba, neyse girmeyelim.
Yine BJK'de Adalı'nın Hüseyin Yücel'e "sus" işareti yaptığı Candaş'ın programındaki arazili konuşma da hafızamızda, gerekirse sizinkileri de tazeleriz "bissürü büssürü işler".

"şu anda aklıma gelmeyenler de vardır mutlaka"

Vardır, vardır. Aklınıza gelirse onları da yazın. Bilgimiz varsa yine boş vaktimizde cevaplarız. Yeter ki boş vaktimiz olsun.

Bu işlere gönül veriyorsanız, ilgileniyorsanız; gerçekten ne nedir ciddi takip ediniz. Kepçe operatörlerine, sosyopat bandanalılara, hayata dair elde tutulur tek bir başarısı ve gayesi olmayıp nefret satarak geçinenlere, embeded "gazetecimsi"lere kanmayalım.

Whataboutismden nefret ediyorum ama bu topraklarda ne kadar izah etsen de, yan yana otururken açıp belge göstersen de insanlar anlamak istemiyor. İnandığı yoldan devam ediyor. O yüzden arada farklı mevzuları çınlatmaya ihtiyaç duruluyor. Başlıkların altındaki son paragraflar maalesef bu yüzden..

@Mustafaatik senin somut somut dediğin şeylere dair tehlikeleri yazdım, ha onun dışında kendi uydurup inandığınız yalanlara inanmaya devam edebilirsin. Selametle.

@bilge bu yazı parça parça 1-2 saatimi aldı. Cumartesi veya Pazar senin dediklerine de cevap vereceğim. Daha çok da veriyle..
2026-04-16 19:09:34
Bu kadar uzun yazmaya gerek var mı bilemiyorum ama genel toplum zihniyeti nasılsa bu üst kademelere de sıçrıyor. Sivil toplum olarak ne kadar gelişebiliyoruz ki, bir şeylerden beklenti içine giriyoruz? Sonuçta tüm makam ve mevkilere de bu toplumun bireyleri bu zihniyetle geldiği sürece herhangi bir ilerleme kaydetmeyi bıraktım, geriye doğru çöküşe geçeriz. Burada tek avantajlı olan o makamları ele geçiren insanlardaki maddi güç olur ki, belirli yere kadar kapıları açsa da, onun da tıkandığı yerler var.

O yüzden şu suçlu, o suçludan ziyade biz, ailemiz ve etrafımızdaki akrabalar, arkadaşlarımız bir topluluk ve vatandaş olarak ne kadar çevremizde dürüst,ahlaklı, özgür ve cumhuriyete yakışır seviyede sivil örgütlenebiliyoruz buna bakmamız gerek.

Fanatik olan bir bireyden adil olmasını bekleyemezsiniz. Bu spor, siyaset ve her yerde geçerli. Çünkü çıkar, rank ilişkileri de devreye girince insanların adalet terazisi de şaşar. O yüzden aslında her topluma gereken maddi özgürlüğünü önce kazandırmaktır ki, o toplumdan düzgün insanlar yetişe ve çıka bilsin. Vatandaş ülke için olduğu kadar, devlet de vatandaş içindir.Ancak hükümette hala parti menfaatleri konuşulurken bir şeylerin de değişeceği yok. Sosyal açıdan vatandaşa destek olduğundan fazla, sömüren bir hükümet olduğu sürece o toplumdan da bir şey beklememek gerek.

Yine olay dürüst toplum, refah ve adil yönetime bağlanıyor.''Ne ekersen, onu biçersin''. Bu hükümet için de geçerli, toplum için de.
2026-04-16 19:36:27
Okumadım ama gördüğüm en boş insan olabilirsiniz :)
2026-04-16 20:01:26
Senin fikrinin bir önemi yok neyse ki, vasat herif. Git bir yerlerde U21'e aday ol. Oradakiler yedirebilirsin bakarsın.
2026-04-16 21:39:50
Müsait olduğunda bu konu hakkında da 30 paragraflık makale yaz :))
2026-04-16 21:55:58
Sende müsait olduğunda seçim öncesi seçim hilesi yap ama sonra 10 kişiden çok atmamisimdir de nasıl olsa yüzsüzluk var sende:)