Subpage under development, new version coming soon!
Subject: Haberler
işte bi yerden başlamak lazım.... Bizdeki yanlış ne biliyor musun... Her gelen bir öncekinin çalışmalrını İYİ YADA KÖTÜ sorgulamaksızın yanlış kabul edip kendi projlşerini hayata geçiriyor... böylelikle hiç bir zaman bir arpa boyu yol gidemiyoruz....
Suanda da aynı durum söz konusu... Hükümetin onalrca yanlıs politikası var.. Fakat bunun yapında onalrcada güzel politikası var... biz yaptığı herşeyi yanlıs sayarsak kendimize zarar veririz...
doğruyu güzeli güzel.. çirkini çirkin kabul edip.... güzelleri devam.. çirkinleri bertaraf etmeliyiz.... ama bunu yapmıyoruz yapamıyoruz maalesef...
Suanda da aynı durum söz konusu... Hükümetin onalrca yanlıs politikası var.. Fakat bunun yapında onalrcada güzel politikası var... biz yaptığı herşeyi yanlıs sayarsak kendimize zarar veririz...
doğruyu güzeli güzel.. çirkini çirkin kabul edip.... güzelleri devam.. çirkinleri bertaraf etmeliyiz.... ama bunu yapmıyoruz yapamıyoruz maalesef...
Doğru politikalar : Yol, yol, yol.
Yanlış politikalar : Sözde kürdistan, komşularla ilişkiler, tüm kamunun genellikle ABD ve İsrail'e paylaştırılması.
Altımda beton varsa sorun yok, sağlam basıcan bu hayatta.
Yanlış politikalar : Sözde kürdistan, komşularla ilişkiler, tüm kamunun genellikle ABD ve İsrail'e paylaştırılması.
Altımda beton varsa sorun yok, sağlam basıcan bu hayatta.
o sadece bir örnekti paşam.... yazılacak çizilecek çokşey varda burası yeri değil..:))
Neyse size hararetli tartışmalar..:) Benim biraz işim var... projelerim dağ gibi birikti :(
Neyse size hararetli tartışmalar..:) Benim biraz işim var... projelerim dağ gibi birikti :(
bu ülkede böyle 1 kanun var asgarı ucretı ıstedığın gıbı yukseltemezsın araştırıp konuşalım ki kubra dan olmasın,memurıyetı muhekamat kanunu işçiye istedığın asgarı ucretı engeller çünkü asgarı ucret memura gore ayarlanır :)
sevgıler
Asgari ücret 800 TL iken patronunun sana 1.800 TL maaş vermesine engel bir kanun var mı
Yazdığımı ve yazdığını bir daha oku istersen hocam , sevgilerle :)
sevgıler
Asgari ücret 800 TL iken patronunun sana 1.800 TL maaş vermesine engel bir kanun var mı
Yazdığımı ve yazdığını bir daha oku istersen hocam , sevgilerle :)
hocam o zaman sizin bahsettiginiz gibi şöyle söylemek gerekiyor.ölme sürün köle olarak hayatını devam ettir.:(:(
buna ne derler biliyormusun eskiden köle tüccarları vardı pazara gider köle begenir ve akça karşılıgında satın alıp kölesi yapardı.şimdi ki olay ise moderenleşmiş köle olarak hayatı devam ettirmek.benim güzel kardeşlerim üniversite bitirecek yıllarını verecek sonra iş bulamayacak bir fabrika da veya bir şirkette işe alınması için senden her türlü bilgi ve beceri istenecek bu şartlara haizsen 700 veya 600 tl her neyse para karşılıgında çalışacaksın yani yine olan bizlere olacak patronlar istedigi gibi insanları köle olarak kullanacak.
bir baba bir anne evladını bu günlere getirmek içinmi yıllarını harcıyor.
özel sektörün işine geliyor seni düşük maaşla çalıştırmak..
devlet kanunu çıkartır insan gibi yaşama şartlarını yürürlüge koyar iş verende bu ülkede para kazanıyorsa senin kanunlarına uymak zorunda 1 kuruş vergini dahi kaçıramaz.
Devlet her türlü önlemini alır..
Hocam bahse konu ücret asgari ücret.Asgari yani en az ücret.Devlet patrona diyorki senin işçine vereceğin ücret en az 800 TL olmalı , 799 TL veremezsin ama 800 den fazlasını verirsen senin bileceğin iş.İşte burada senin vasfın devreye giriyor.Sen vasıflı , aranan bir elemansan alacağın ücret 1.800 de olur 3.800 de olur , bu da tamamen arz talip dengesiyle ilgili.Ha devlet ne yapar , imkanı varsa sübvansiyon yapar ,asgari ücretten vergi almaz , işverene belli teşvikler verir vs. vs.
bilmem anlatabildim mi :)
Edit:imla
(edited)
buna ne derler biliyormusun eskiden köle tüccarları vardı pazara gider köle begenir ve akça karşılıgında satın alıp kölesi yapardı.şimdi ki olay ise moderenleşmiş köle olarak hayatı devam ettirmek.benim güzel kardeşlerim üniversite bitirecek yıllarını verecek sonra iş bulamayacak bir fabrika da veya bir şirkette işe alınması için senden her türlü bilgi ve beceri istenecek bu şartlara haizsen 700 veya 600 tl her neyse para karşılıgında çalışacaksın yani yine olan bizlere olacak patronlar istedigi gibi insanları köle olarak kullanacak.
bir baba bir anne evladını bu günlere getirmek içinmi yıllarını harcıyor.
özel sektörün işine geliyor seni düşük maaşla çalıştırmak..
devlet kanunu çıkartır insan gibi yaşama şartlarını yürürlüge koyar iş verende bu ülkede para kazanıyorsa senin kanunlarına uymak zorunda 1 kuruş vergini dahi kaçıramaz.
Devlet her türlü önlemini alır..
Hocam bahse konu ücret asgari ücret.Asgari yani en az ücret.Devlet patrona diyorki senin işçine vereceğin ücret en az 800 TL olmalı , 799 TL veremezsin ama 800 den fazlasını verirsen senin bileceğin iş.İşte burada senin vasfın devreye giriyor.Sen vasıflı , aranan bir elemansan alacağın ücret 1.800 de olur 3.800 de olur , bu da tamamen arz talip dengesiyle ilgili.Ha devlet ne yapar , imkanı varsa sübvansiyon yapar ,asgari ücretten vergi almaz , işverene belli teşvikler verir vs. vs.
bilmem anlatabildim mi :)
Edit:imla
(edited)
Hocam bahse konu ücret asgari ücret.Asgari yani en az ücret.Devlet patrona diyorki senin işçine vereceğin ücret en az 800 TL olmalı , 799 TL veremezsin ama 800 den fazlasını verirsen senin bileceğin iş.İşte burada senin vasfın devreye giriyor.Sen vasıflı , aranan bir elemansan alacağın ücret 1.800 de olur 3.800 de olur , bu da tamamen arz talip dengesiyle ilgili.Ha devlet ne yapar , imkanı varsa sübvansiyon yapar ,asgari ücretten vergi almaz , işverene belli teşvikler verir vs. vs.
bilmem anlatabildim mi :)
Diyelim ben x bir yerden geldim vasfım yok 800 TL maaşla konfeksıyonda ıse başladım ve birini sevdim evlendim nasıl geçinicem ! Simitin bile 1,4 TL olduğunu bir ilde nasıl gecınıcem ayda her seyı gectım günde evde 3 ekmek yense 90 TL yapıyor (: hayatı bedava olan bırde doğunun kanburunu uzerıme alıcam kacak elektırıklerı ben tamamlıyacagım , doğuda kacak mazot 1 TL ıken ben burada 5 TL ye yakın verıcem tamam arabamda yok ama bu akaryakıt fıyatları toplu taşımaya yansıyacak metrobuse bınsem gıdıs gelıs 6 TL bırde ıstanbul kartın yoksa 8 TL (yanılıyor olabılırım) ıcın ısıne esınıde eklersen 12 TL yapıyor (: ee adamın gunlugu 26 27 TL bır paket sıgara alsa o gun yemek yemesın ıcmesın (: ıstanbul gıbı bır sehırde yasıyorsan gecınebılmen ıcın en kotu sartlarda 1200 1300 TL gerekiyor o bıle yeterlı degılken 800 TL uzerınden devletın pazarlık yapması %2 yok %6 yapalım demesı kapıtalıst duzenın bır oyunudur cunku devlet sözde ıscıyı koruduğunu soylesede her zaman ısverenden yana olur (:
Birde anlamadığım konu en dusuk memur maaşı kac para bılmıyorum ama 1500 TL den asagı calısan memur varmı bılmıyorum ona rağmen memurlar gecınemıyor denılırken bu ülkede asgarı ücretle ınsanların gecınmesını beklıyenler var (:
bilmem anlatabildim mi :)
Diyelim ben x bir yerden geldim vasfım yok 800 TL maaşla konfeksıyonda ıse başladım ve birini sevdim evlendim nasıl geçinicem ! Simitin bile 1,4 TL olduğunu bir ilde nasıl gecınıcem ayda her seyı gectım günde evde 3 ekmek yense 90 TL yapıyor (: hayatı bedava olan bırde doğunun kanburunu uzerıme alıcam kacak elektırıklerı ben tamamlıyacagım , doğuda kacak mazot 1 TL ıken ben burada 5 TL ye yakın verıcem tamam arabamda yok ama bu akaryakıt fıyatları toplu taşımaya yansıyacak metrobuse bınsem gıdıs gelıs 6 TL bırde ıstanbul kartın yoksa 8 TL (yanılıyor olabılırım) ıcın ısıne esınıde eklersen 12 TL yapıyor (: ee adamın gunlugu 26 27 TL bır paket sıgara alsa o gun yemek yemesın ıcmesın (: ıstanbul gıbı bır sehırde yasıyorsan gecınebılmen ıcın en kotu sartlarda 1200 1300 TL gerekiyor o bıle yeterlı degılken 800 TL uzerınden devletın pazarlık yapması %2 yok %6 yapalım demesı kapıtalıst duzenın bır oyunudur cunku devlet sözde ıscıyı koruduğunu soylesede her zaman ısverenden yana olur (:
Birde anlamadığım konu en dusuk memur maaşı kac para bılmıyorum ama 1500 TL den asagı calısan memur varmı bılmıyorum ona rağmen memurlar gecınemıyor denılırken bu ülkede asgarı ücretle ınsanların gecınmesını beklıyenler var (:
kapıtalıst duzenın bır oyunudur
Aslında cevabı kendin vermişsin sevgili kardeşim :)
Şu an dünyadaki hakim sistem kapitalizm.Demek ki çoğunluk bu sistemden memnun ki hala ayakta bu sistem.Ne zamanki memnun olmayanlar memnun olanlardan daha güçlü olurlar o zaman kapitalizm yıkılır , yerine kominizm mi gelir , teokrasi mi gelir ya da başka bir şey mi ona da insanlar karar verir :)
Aslında cevabı kendin vermişsin sevgili kardeşim :)
Şu an dünyadaki hakim sistem kapitalizm.Demek ki çoğunluk bu sistemden memnun ki hala ayakta bu sistem.Ne zamanki memnun olmayanlar memnun olanlardan daha güçlü olurlar o zaman kapitalizm yıkılır , yerine kominizm mi gelir , teokrasi mi gelir ya da başka bir şey mi ona da insanlar karar verir :)
Kapitalizm'in yıkılması gibi bir durum hiç bir zaman olmayacaktır. İsmide değişse bu dünya bu şekilde sonsuza kadar sürücektir.
Memnun olanların çoğunluk olduğunu düşünüyorsan iyiymiş.
İnsanlar memnun olmayıp aç mı alsın.
İşi bıraksa yerine birini bulacaklar.
İnsanlar memnun olmayıp aç mı alsın.
İşi bıraksa yerine birini bulacaklar.
4 bin TL maaşlı işe eleman bulunamıyor
Türkiye'de yeni yeni hizmete başlayan "bulut bilişim" sektöründe yetişmiş personel açığı bulunuyor. Aylık 4 bin lira maaş verilen sektörde firmalar eleman bulamıyor.
Bursalı işadamlarına bulut bilişim konusunda bilgiler verildi. Bulut bilişimin bir ürün değil, hizmet olduğunu belirten Bilgi Teknolojileri Danışmanlık (BİDA) Yöneticisi Fatih Göktaş, bulut bilişimin, temel kaynaktaki yazılım ve bilgilerin paylaşılarak internet üzerinden kullanılması anlamına geldiğini söyledi. Fatih Göktaş, Türkiye'de firmaların geleneksel bilgi işlem altyapısını bırakarak bulut bilişime geçme zamanının geldiğini anlatarak, "Bu hizmet, kaynak kullanımı ve verim konusunda büyük avantajlar sağlıyor. Geleneksel bilgi işlemde insanlar büyük meblağlarla karşılaşabiliyordu. Şu anki bilgi işlem operasyonları böyle. Bulut bilişim, 'kullan öde' mantığında çalışıyor. İstediğiniz gibi kapasitesini artırabilen bir sistem. Firmalar için önemli bir hizmet. Personal maliyetlerini azaltan bir unsur" dedi.
4 BİN LİRA MAAŞ VAR AMA PERSONEL YOK
Bulut bilişim için ehil bilgisayar mühendisi bulmanın gerçekten çok zor olduğunu kaydeden Göktaş, en az 4 bin lira maaşın verildiği meslek için şartlara uygun personel bulamadıklarını kaydetti. Göktaş, "Hatta bazen maaşlar 3-4 bin dolarlara kadar bile çıkıyor. Kendi bulunduğumuz alan için bu iş daha da zorlaşıyor. Bilgisayar mühendisliği günümüzde çok fazla talep gören bir meslek. 'Bulut bilişim profesyonelleri' diye bir kavram çıktı günümüzde. Bu bulut bilişim denilen firmaların kendi operasyonları için personel anlamına geliyor. Şu anda piyasadaki en kabiliyetli insanlar emekli olmaya yakın insanlar. Geleneksel bilgi işlem personeli 2 bin lira maaş alıyorsa bulut bilişim profesörleri en az 4 bin lira maaş alacak. Hitap ettiği müşteri sayısı binlerce. Operasyon yaptığı kişi sayısı çok fazla. Daha fazla katma değerli iş, daha fazla yetkinlik ve eğitim, daha yüksek maaş demek" dedi.
"BULUT BİLİŞİM UZMANI BULAMIYORUZ"
Bulut bilişim mühendisi bulmanın zor olduğunu kaydeden Göktaş, "Aslında bulut bilişim yıllardır süregelen bir hizmet türü fakat şu an farklılaştırılarak bulut bilişim adı altında yeni yeni pazarlanmaya başlıyor. Kamu kurumları buna geçmeye başladı. Özel sektör biraz yavaş kalıyor çünkü güven problemi sıkıntısı yaşıyor. Geleneksel bilgi işlem profesyonelleri bulut bilişime eğilmiş durumda değil. Bizim gibi firmalar ise mühendis yetiştirmek için geleneksel bilgi işlemde çalışan insanları almaya çalışıyor. Sektöre bulut bilişim profesyoneli kazandırmayı hedefliyoruz. Yeni yeni açılan bir alan" şeklinde konuştu.
Üniversite müfredatında bulut bilişim diye bir bölüm açılmasını hedeflediklerini anlatan Göktaş, "Kanuna bulut bilişim suçları ile ilgili madde eklemesini istiyoruz çünkü veri güvenliği çok önemli. TÜBİTAK bu konuda araştırma yapıyor. Hala özel sektörü koruyan bir madde yok. Dolayısıyla bu olursa üniversitenin yetiştirdiği bilgi işlem personelleri bulut bilişim uzmanı olarak iş hayatında kendilerine yer edinecektir" şeklinde konuştu.
İHA
Türkiye'de yeni yeni hizmete başlayan "bulut bilişim" sektöründe yetişmiş personel açığı bulunuyor. Aylık 4 bin lira maaş verilen sektörde firmalar eleman bulamıyor.
Bursalı işadamlarına bulut bilişim konusunda bilgiler verildi. Bulut bilişimin bir ürün değil, hizmet olduğunu belirten Bilgi Teknolojileri Danışmanlık (BİDA) Yöneticisi Fatih Göktaş, bulut bilişimin, temel kaynaktaki yazılım ve bilgilerin paylaşılarak internet üzerinden kullanılması anlamına geldiğini söyledi. Fatih Göktaş, Türkiye'de firmaların geleneksel bilgi işlem altyapısını bırakarak bulut bilişime geçme zamanının geldiğini anlatarak, "Bu hizmet, kaynak kullanımı ve verim konusunda büyük avantajlar sağlıyor. Geleneksel bilgi işlemde insanlar büyük meblağlarla karşılaşabiliyordu. Şu anki bilgi işlem operasyonları böyle. Bulut bilişim, 'kullan öde' mantığında çalışıyor. İstediğiniz gibi kapasitesini artırabilen bir sistem. Firmalar için önemli bir hizmet. Personal maliyetlerini azaltan bir unsur" dedi.
4 BİN LİRA MAAŞ VAR AMA PERSONEL YOK
Bulut bilişim için ehil bilgisayar mühendisi bulmanın gerçekten çok zor olduğunu kaydeden Göktaş, en az 4 bin lira maaşın verildiği meslek için şartlara uygun personel bulamadıklarını kaydetti. Göktaş, "Hatta bazen maaşlar 3-4 bin dolarlara kadar bile çıkıyor. Kendi bulunduğumuz alan için bu iş daha da zorlaşıyor. Bilgisayar mühendisliği günümüzde çok fazla talep gören bir meslek. 'Bulut bilişim profesyonelleri' diye bir kavram çıktı günümüzde. Bu bulut bilişim denilen firmaların kendi operasyonları için personel anlamına geliyor. Şu anda piyasadaki en kabiliyetli insanlar emekli olmaya yakın insanlar. Geleneksel bilgi işlem personeli 2 bin lira maaş alıyorsa bulut bilişim profesörleri en az 4 bin lira maaş alacak. Hitap ettiği müşteri sayısı binlerce. Operasyon yaptığı kişi sayısı çok fazla. Daha fazla katma değerli iş, daha fazla yetkinlik ve eğitim, daha yüksek maaş demek" dedi.
"BULUT BİLİŞİM UZMANI BULAMIYORUZ"
Bulut bilişim mühendisi bulmanın zor olduğunu kaydeden Göktaş, "Aslında bulut bilişim yıllardır süregelen bir hizmet türü fakat şu an farklılaştırılarak bulut bilişim adı altında yeni yeni pazarlanmaya başlıyor. Kamu kurumları buna geçmeye başladı. Özel sektör biraz yavaş kalıyor çünkü güven problemi sıkıntısı yaşıyor. Geleneksel bilgi işlem profesyonelleri bulut bilişime eğilmiş durumda değil. Bizim gibi firmalar ise mühendis yetiştirmek için geleneksel bilgi işlemde çalışan insanları almaya çalışıyor. Sektöre bulut bilişim profesyoneli kazandırmayı hedefliyoruz. Yeni yeni açılan bir alan" şeklinde konuştu.
Üniversite müfredatında bulut bilişim diye bir bölüm açılmasını hedeflediklerini anlatan Göktaş, "Kanuna bulut bilişim suçları ile ilgili madde eklemesini istiyoruz çünkü veri güvenliği çok önemli. TÜBİTAK bu konuda araştırma yapıyor. Hala özel sektörü koruyan bir madde yok. Dolayısıyla bu olursa üniversitenin yetiştirdiği bilgi işlem personelleri bulut bilişim uzmanı olarak iş hayatında kendilerine yer edinecektir" şeklinde konuştu.
İHA
usta to
Bleker [del]
surıyedıkı muhalif muslumanlar hayvanat bahçesinden çaldıkları aslan ı yemişler.
NoRM42 [del] to
usta
Ermeni sınırında 'mayın' temizliği.
Rusya’nın Sesi’ne göre, Türkiye, Ermenistan sınırındaki mayınların kaldırılması için hazırlıklara başladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a verilmesi şartıyla, Türkiye’nin Ermenistan sınırını açmaya ve demiryolu taşımacılığını yeniden başlatmaya hazır olduğunu belirtmişti.
Türkiye, Ermeni sınırındaki mayınları kaldırıyor.
Rusya’nın Sesi’ne göre, Türkiye, Ermenistan sınırının açılması için diplomatik tartışmaların sürdüğü bir dönemde, Ermenistan sınırındaki mayınların kaldırılması için hazırlıklara başladı. Rusya’nın Sesi’nin Türk basınına ve Türkiye İçişleri Bakanlığı 2014 yılı gelişim programına dayandırarak bildirdiğine göre, İçişleri Bakanlığı iç güvenliğini güçlendirmek amacıyla İran ve Ermenistan sınır bölgesinde yer alan mayınları kaldırmayı planlıyor. Türkiye, bu amaçla 4 milyon m2’lik alanda mayınları kaldırmak için harekete geçti. Buna yönelik AB’den proje tutarının yüzde 75’lik kısmı olan 52.4 milyon avroluk yardım alınması ümit ediliyor. Geri kalan yüzde 25’lik kısmı için ödenek ise Savunma Bakanlığı tarafından sağlanacak. 7 Kasım’da bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a verilmesi şartıyla, Türkiye’nin Ermenistan sınırını açmaya ve demiryolu taşımacılığını yeniden başlatmaya hazır olduğunu belirtmişti. Onun sözlerine göre, şu an Iğdır kenti yakınlarında bulunan Türkiye-Ermenistan sınırında inşaat yapım hazırlıklarına başlandı.
Yasadışı göç
Türkiye AB’nin sınır ötesi yönetim politikasına uygun olarak yasadışı göç ve sınır ötesi suçları engellemeye yönelik sınırını korumayı düşünüyor. Bu amaçla sınır kontrol noktaları yeni cihazlar ve modern kontrol sistemleri ile donatılacak.
Rusya’nın Sesi’ne göre, Türkiye, Ermenistan sınırındaki mayınların kaldırılması için hazırlıklara başladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a verilmesi şartıyla, Türkiye’nin Ermenistan sınırını açmaya ve demiryolu taşımacılığını yeniden başlatmaya hazır olduğunu belirtmişti.
Türkiye, Ermeni sınırındaki mayınları kaldırıyor.
Rusya’nın Sesi’ne göre, Türkiye, Ermenistan sınırının açılması için diplomatik tartışmaların sürdüğü bir dönemde, Ermenistan sınırındaki mayınların kaldırılması için hazırlıklara başladı. Rusya’nın Sesi’nin Türk basınına ve Türkiye İçişleri Bakanlığı 2014 yılı gelişim programına dayandırarak bildirdiğine göre, İçişleri Bakanlığı iç güvenliğini güçlendirmek amacıyla İran ve Ermenistan sınır bölgesinde yer alan mayınları kaldırmayı planlıyor. Türkiye, bu amaçla 4 milyon m2’lik alanda mayınları kaldırmak için harekete geçti. Buna yönelik AB’den proje tutarının yüzde 75’lik kısmı olan 52.4 milyon avroluk yardım alınması ümit ediliyor. Geri kalan yüzde 25’lik kısmı için ödenek ise Savunma Bakanlığı tarafından sağlanacak. 7 Kasım’da bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a verilmesi şartıyla, Türkiye’nin Ermenistan sınırını açmaya ve demiryolu taşımacılığını yeniden başlatmaya hazır olduğunu belirtmişti. Onun sözlerine göre, şu an Iğdır kenti yakınlarında bulunan Türkiye-Ermenistan sınırında inşaat yapım hazırlıklarına başlandı.
Yasadışı göç
Türkiye AB’nin sınır ötesi yönetim politikasına uygun olarak yasadışı göç ve sınır ötesi suçları engellemeye yönelik sınırını korumayı düşünüyor. Bu amaçla sınır kontrol noktaları yeni cihazlar ve modern kontrol sistemleri ile donatılacak.
KAYBER AVCI - MUĞLA
30 Kasım 2013
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın toplu açılışlar yapacağı Muğla’da adeta olağanüstü hal ilan edildi. Valilik, Başbakan’ın güzergâhındaki dershane reklamlarını kaldırtarak yerine Erdoğan’ın afişlerini koydu. İl geneli ve ilçeler dahil yapılmak istenen her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile bu amaçla yapılacak toplu seyahatler yasaklandı.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, açılış törenleri için bugün geleceği Muğla’da Valilik, dershane yöneticilerinin hazırlattığı ve reklam panolarına asılan ‘Sınavlar var, Kurslar yasak’ afişlerini kaldırttı. Yerine ‘Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan toplu açılış töreni için Muğla’da’ afişleri konuldu. Dershaneler adına sözleşmeyi imzalayan Mustafa Aktaş, reklam firmasıyla 26 Kasım-2 Aralık için anlaştıklarını söyleyerek tepki gösterdi.
Başbakan’ın bu günkü ziyareti öncesinde Muğla Valiliği tarafından birtakım yasaklar getirildi. Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada, ziyaret öncesinde 29 Kasım Cuma günü akşam saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı ve meydana çıkan yollar arasında yer alan Cumhuriyet Caddesi, Recai Güreli Caddesi, Özer Türk Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi, Naci Karaosmanoğlu Caddesi, Kurşunlu Caddesi, Ethem Serim Sokak, Zihni Derin Caddesi, Hasan Ali Yücel Caddesi, Çaylılar, Çakırlar ve Çınar sokaklarda park ve araçlara seyir yasağı getirildiği açıklandı. İl genelinde tüm toplantı, gösteri ve benzeri etkinliklerin de yasaklandığı ifade edilen açıklamada, provokatif, kanuna aykırı eylemlerin önüne geçilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla 29 Kasım ile 2 Aralık tarihleri dahil olmak üzere belirtilen günler arasında; il genelinde, ilçeler dahil yapılmak istenen her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri, basın açıklamaları, çadır kurma, stant açma ve benzeri türdeki tüm etkinliklerle, belirtilen amaçlar doğrultusunda yapılacak toplu seyahatlerin yasaklandığı ifade edildi.
Valiliğin yasakları bununla da sınırlı kalmadı. Muğla’daki özel dershaneler tarafından hazırlanarak il merkezindeki otobüs duraklarındaki panolarda asılan ‘Yassak hemşerim! Sınavlar var… kurslar yasak’ yazılı afişler de kaldırtılarak, yerine Muğla Valiliği’nin hazırladığı ‘Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan toplu açılış töreni için Muğla’da’ yazılı reklamlar konuldu. Muğla’daki özel dershaneler adına sözleşmeyi imzalayan FEM Dershanesi Müdürü Mustafa Aktaş, olaya tepki gösterdi. Aktaş, “Reklam firmasıyla 26 Kasım ile 2 Aralık tarihleri arasında yayınlamak üzere sözleşme imzaladık. Buna rağmen Başbakan’ımızın geçeceği yol güzergâhındaki afişlerimizin sekiz tanesi kaldırılarak başka yerlere konuldu. Anlamakta güçlük çekiyoruz. Afişe bile tahammülleri yok mu? Hangi ülkede yaşıyoruz? Reklam sorumlularıyla yaptığımız görüşmede, kendilerine ciddi anlamda baskı yapıldığını söylediler.” dedi. Reklamlarla ilgili firmanın yetkilisi ise, “Valilikten bize böyle bir emir geldi. Gerçekten çok zor durumda kaldık. Valilik ciddi bir şekilde baskı yaptı. ‘Siz bunları kaldırmazsanız, yerinden sökeceğiz, raketleri atacağız’ diye tehditvari şeyler söylemişler. Eleştiri özgürlüğü diye bir şey var. Anlamış değilim.” diyerek kendisini savundu.
30 Kasım 2013
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın toplu açılışlar yapacağı Muğla’da adeta olağanüstü hal ilan edildi. Valilik, Başbakan’ın güzergâhındaki dershane reklamlarını kaldırtarak yerine Erdoğan’ın afişlerini koydu. İl geneli ve ilçeler dahil yapılmak istenen her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile bu amaçla yapılacak toplu seyahatler yasaklandı.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, açılış törenleri için bugün geleceği Muğla’da Valilik, dershane yöneticilerinin hazırlattığı ve reklam panolarına asılan ‘Sınavlar var, Kurslar yasak’ afişlerini kaldırttı. Yerine ‘Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan toplu açılış töreni için Muğla’da’ afişleri konuldu. Dershaneler adına sözleşmeyi imzalayan Mustafa Aktaş, reklam firmasıyla 26 Kasım-2 Aralık için anlaştıklarını söyleyerek tepki gösterdi.
Başbakan’ın bu günkü ziyareti öncesinde Muğla Valiliği tarafından birtakım yasaklar getirildi. Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada, ziyaret öncesinde 29 Kasım Cuma günü akşam saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı ve meydana çıkan yollar arasında yer alan Cumhuriyet Caddesi, Recai Güreli Caddesi, Özer Türk Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi, Naci Karaosmanoğlu Caddesi, Kurşunlu Caddesi, Ethem Serim Sokak, Zihni Derin Caddesi, Hasan Ali Yücel Caddesi, Çaylılar, Çakırlar ve Çınar sokaklarda park ve araçlara seyir yasağı getirildiği açıklandı. İl genelinde tüm toplantı, gösteri ve benzeri etkinliklerin de yasaklandığı ifade edilen açıklamada, provokatif, kanuna aykırı eylemlerin önüne geçilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla 29 Kasım ile 2 Aralık tarihleri dahil olmak üzere belirtilen günler arasında; il genelinde, ilçeler dahil yapılmak istenen her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşleri, basın açıklamaları, çadır kurma, stant açma ve benzeri türdeki tüm etkinliklerle, belirtilen amaçlar doğrultusunda yapılacak toplu seyahatlerin yasaklandığı ifade edildi.
Valiliğin yasakları bununla da sınırlı kalmadı. Muğla’daki özel dershaneler tarafından hazırlanarak il merkezindeki otobüs duraklarındaki panolarda asılan ‘Yassak hemşerim! Sınavlar var… kurslar yasak’ yazılı afişler de kaldırtılarak, yerine Muğla Valiliği’nin hazırladığı ‘Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan toplu açılış töreni için Muğla’da’ yazılı reklamlar konuldu. Muğla’daki özel dershaneler adına sözleşmeyi imzalayan FEM Dershanesi Müdürü Mustafa Aktaş, olaya tepki gösterdi. Aktaş, “Reklam firmasıyla 26 Kasım ile 2 Aralık tarihleri arasında yayınlamak üzere sözleşme imzaladık. Buna rağmen Başbakan’ımızın geçeceği yol güzergâhındaki afişlerimizin sekiz tanesi kaldırılarak başka yerlere konuldu. Anlamakta güçlük çekiyoruz. Afişe bile tahammülleri yok mu? Hangi ülkede yaşıyoruz? Reklam sorumlularıyla yaptığımız görüşmede, kendilerine ciddi anlamda baskı yapıldığını söylediler.” dedi. Reklamlarla ilgili firmanın yetkilisi ise, “Valilikten bize böyle bir emir geldi. Gerçekten çok zor durumda kaldık. Valilik ciddi bir şekilde baskı yaptı. ‘Siz bunları kaldırmazsanız, yerinden sökeceğiz, raketleri atacağız’ diye tehditvari şeyler söylemişler. Eleştiri özgürlüğü diye bir şey var. Anlamış değilim.” diyerek kendisini savundu.
Gezi Parkı olaylarının Beşiktaş'a taştığı sırada Dolmabahçe'de bulunan Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi, eylemciler için sığınma evi olmuştu.
BAŞBAKAN “BİRA İÇTİLER” DEMİŞTİ
Eylemciler, hem biber gazından etkilenmemek hem de yaralıların tedavi edilmesi için doktorlarla birlikte Bezm-i Alem Camisi'ne sığınmıştı. Daha sonra Başbakan Erdoğan"Dolmabahçe Camisi'ne maalesef bira şişeleriyle girmek suretiyle, ayakkabıyla onu da yaptılar." diye göstericileri suçlamıştı.
Ve…
Şimdi…
Cemaat’in gazetesi Zaman’ın istihbarat şefi İbrahim Doğan çok çarpıcı bir açıklama yaptı.
Zaman gazetesi istihbarat şefi Doğan aynen şöyle dedi:
“O bira kutularını sonradan biri koydu, müezzin de bunu teyit etti.”
Odatv ilk günden itibaren bunu söylüyordu ama tam da AKP-Cemaat kavgasının olduğu bir süreçte Cemaat medyasından bir ismin bunu dile getirmesi oldukça manidar.
İşte Zaman’dan İbrahim Doğan’ın takipçileriyle yaptığı o yazışmalar:
BAŞBAKAN “BİRA İÇTİLER” DEMİŞTİ
Eylemciler, hem biber gazından etkilenmemek hem de yaralıların tedavi edilmesi için doktorlarla birlikte Bezm-i Alem Camisi'ne sığınmıştı. Daha sonra Başbakan Erdoğan"Dolmabahçe Camisi'ne maalesef bira şişeleriyle girmek suretiyle, ayakkabıyla onu da yaptılar." diye göstericileri suçlamıştı.
Ve…
Şimdi…
Cemaat’in gazetesi Zaman’ın istihbarat şefi İbrahim Doğan çok çarpıcı bir açıklama yaptı.
Zaman gazetesi istihbarat şefi Doğan aynen şöyle dedi:
“O bira kutularını sonradan biri koydu, müezzin de bunu teyit etti.”
Odatv ilk günden itibaren bunu söylüyordu ama tam da AKP-Cemaat kavgasının olduğu bir süreçte Cemaat medyasından bir ismin bunu dile getirmesi oldukça manidar.
İşte Zaman’dan İbrahim Doğan’ın takipçileriyle yaptığı o yazışmalar: