Subpage under development, new version coming soon!
Subject: Haberler
gezi olaylarında, polisin içindeki çetelerin iş başında olduğunun işaretini görmüştüm.
kimse polisin ilk günkü gece baskınının dış odaklı kirli ellerin ve organize bir çete işi olduğunun farkına varmamıştı, ama ben bunu taa o zaman söylemeye çalışmışım, isterseniz o günkü mesajıma şimdi tekrar göz atalım.
o zaman bu organize tahrik ve lekeyi tüm polis teşkilatına atıp, öldürülüp, yaralanıp ağlayanlar, şimdi polisleri kahraman ilan edip sevinç çığlığı atıyorlar. size bence bu mesajla cevap vermek çok iyi olur. Arkadaş ne güzel söylemiş.
(edited)
kimse polisin ilk günkü gece baskınının dış odaklı kirli ellerin ve organize bir çete işi olduğunun farkına varmamıştı, ama ben bunu taa o zaman söylemeye çalışmışım, isterseniz o günkü mesajıma şimdi tekrar göz atalım.
o zaman bu organize tahrik ve lekeyi tüm polis teşkilatına atıp, öldürülüp, yaralanıp ağlayanlar, şimdi polisleri kahraman ilan edip sevinç çığlığı atıyorlar. size bence bu mesajla cevap vermek çok iyi olur. Arkadaş ne güzel söylemiş.
(edited)
o zaman polise 4 maaş ikramiye neden verildi? :) gitgide komikleşiyorsun.. kahraman polis şimdi ajan polis oluverdi :) komedisin valla.
benim o zamanki yorumumu okumadın heralde. ama sen o zaman bu çete yüzünden polise molotof atanları savunuyordun.
Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca, Adlî Kolluk Yönetmeliğinde yapılan değişiklikte Emniyet ve Jandarma kolluk amirlerine adli olayları mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getirildi. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladığı "Adlî Kolluk Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre; adli kolluk deyimi, "Adlî kolluk sorumlusu: Mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından görevlendirilen adlî kolluğun komutanını, amirini veya sorumlusunu" şeklinde değiştirilirken, "En üst dereceli kolluk amiri" deyimi ise şu şekilde yeniden düzenlendi; "Emniyet Genel Müdürlüğünde; il emniyet müdürünü, ilçe emniyet müdürünü veya amirini, Jandarma Genel Komutanlığında il jandarma komutanını, ilçe ve merkez ilçe jandarma komutanını, Sahil Güvenlik Komutanlığında; birlik komutanını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığında; gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürünü."
Yönetmeliğin 5. Maddesindeki "Cumhuriyet savcıları, adlî görevlere ilişkin emir ve talimatlarını öncelikle adlî kolluk sorumlularına veya adlî kolluk görevi ifa eden diğer birim âmirlerine verir" cümlesinde yer alan "Savcılar" ibaresi "Başsavcılığı" ibaresi olarak değiştirildi.
"ADLİ OLAYLAR MÜLKİ İDARE AMİRİNE BİLDİRİLECEK"
Yönetmelikte yapılan önemli değişiklikte ise Emniyet ve Jandarma amirlerinin adli olayları mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getirildi. Buna göre; yönetmenliğin 5. Maddesine eklenen yeni uygulama şu şekilde; "En üst dereceli kolluk amiri adlî olayları, suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumakla ve bu konuda gerekli tedbirleri almakla görevli ve yetkili olan mülki idare amirine derhal bildirir."
"SAVCILAR SORUŞTURMA İÇİN CUMHURİYET BAŞSAVCISINA BİLGİ VERECEK"
Adli Kolluk Yönetmeliğinin değiştirilen 6. Maddesi ise şu şekilde oldu; "Adlî kolluk görevlileri, kendilerine yapılan bir suça ilişkin ihbar veya şikâyetleri; el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri derhâl Cumhuriyet başsavcılığına ve en üst dereceli kolluk amirine bildirir ve ilgili Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerine başlar. Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında sayılan suçlar nedeniyle yapılan soruşturmaların aşamaları hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan veya varsa ilgili Cumhuriyet başsavcı vekili aracılığıyla Cumhuriyet başsavcısına yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur. Bu bildirim yazıları görüldü şerhinden sonra soruşturma dosyasında muhafaza edilir. En üst dereceli kolluk amiri, adlî kolluk hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla adlî kolluk görevlileri üzerinde gözetim, denetim, planlama ve gerektiğinde diğer idari tedbirleri almaya ve iş bölümünü yapmaya yetkilidir."
Aynı yönetmelikteki "Cumhuriyet başsavcıları her yılın sonunda o yerdeki adlî kolluğun sorumluları hakkında bir değerlendirme raporu düzenleyerek sicil âmirlerine verilmek üzere illerde valilere, ilçelerde kaymakamlara gönderir" şeklindeki 11. Maddesi ise şu şekilde değiştirildi; "Cumhuriyet başsavcıları her yılın sonunda, adlî kolluk sorumluları hakkında değerlendirme raporu düzenleyerek, mülki idare amirlerine gönderir."
Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre; adli kolluk deyimi, "Adlî kolluk sorumlusu: Mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından görevlendirilen adlî kolluğun komutanını, amirini veya sorumlusunu" şeklinde değiştirilirken, "En üst dereceli kolluk amiri" deyimi ise şu şekilde yeniden düzenlendi; "Emniyet Genel Müdürlüğünde; il emniyet müdürünü, ilçe emniyet müdürünü veya amirini, Jandarma Genel Komutanlığında il jandarma komutanını, ilçe ve merkez ilçe jandarma komutanını, Sahil Güvenlik Komutanlığında; birlik komutanını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığında; gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürünü."
Yönetmeliğin 5. Maddesindeki "Cumhuriyet savcıları, adlî görevlere ilişkin emir ve talimatlarını öncelikle adlî kolluk sorumlularına veya adlî kolluk görevi ifa eden diğer birim âmirlerine verir" cümlesinde yer alan "Savcılar" ibaresi "Başsavcılığı" ibaresi olarak değiştirildi.
"ADLİ OLAYLAR MÜLKİ İDARE AMİRİNE BİLDİRİLECEK"
Yönetmelikte yapılan önemli değişiklikte ise Emniyet ve Jandarma amirlerinin adli olayları mülki idare amirine bildirme zorunluluğu getirildi. Buna göre; yönetmenliğin 5. Maddesine eklenen yeni uygulama şu şekilde; "En üst dereceli kolluk amiri adlî olayları, suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumakla ve bu konuda gerekli tedbirleri almakla görevli ve yetkili olan mülki idare amirine derhal bildirir."
"SAVCILAR SORUŞTURMA İÇİN CUMHURİYET BAŞSAVCISINA BİLGİ VERECEK"
Adli Kolluk Yönetmeliğinin değiştirilen 6. Maddesi ise şu şekilde oldu; "Adlî kolluk görevlileri, kendilerine yapılan bir suça ilişkin ihbar veya şikâyetleri; el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri derhâl Cumhuriyet başsavcılığına ve en üst dereceli kolluk amirine bildirir ve ilgili Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerine başlar. Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında sayılan suçlar nedeniyle yapılan soruşturmaların aşamaları hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan veya varsa ilgili Cumhuriyet başsavcı vekili aracılığıyla Cumhuriyet başsavcısına yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur. Bu bildirim yazıları görüldü şerhinden sonra soruşturma dosyasında muhafaza edilir. En üst dereceli kolluk amiri, adlî kolluk hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla adlî kolluk görevlileri üzerinde gözetim, denetim, planlama ve gerektiğinde diğer idari tedbirleri almaya ve iş bölümünü yapmaya yetkilidir."
Aynı yönetmelikteki "Cumhuriyet başsavcıları her yılın sonunda o yerdeki adlî kolluğun sorumluları hakkında bir değerlendirme raporu düzenleyerek sicil âmirlerine verilmek üzere illerde valilere, ilçelerde kaymakamlara gönderir" şeklindeki 11. Maddesi ise şu şekilde değiştirildi; "Cumhuriyet başsavcıları her yılın sonunda, adlî kolluk sorumluları hakkında değerlendirme raporu düzenleyerek, mülki idare amirlerine gönderir."
Hocam şu durumda bile devleti haklı buldunuz ya helal olsun başka birşey söylemiyorum..Ama şunları da size sormak istiyorum;
-Devlet soruşturmayı yapanların arkasında durdu mu? Size her türlü desteği veriyoruz gibi mesela..[Onun yerine yapılan tek şey bütün emniyet kadrosunu değiştirmek oldu..]
-Bakanlar istifasını sundu mu ? Bu olaylar bitene kadar bizim görevde kalmamız doğru olmaz gibi..
-Operasyon yapılan yerde (malum bakan çocuklarınında bulunduğu) evde 6 tane boyunuz kadar kasa niye çıkar ?
-Neden yapılan operasyonlardan bütün amirlere bilgi verilmesi için yönetmelik değiştirildi ?
-Geçen bir belge paylaşmıştınız (712.sayfa) o belge bile başlı başına bir soru..
-Arınç'ın saçma açıklamalarını yazma gereği bile duymuyorum..Niye haber vermiyorsunuz demeye getiren kısımları mesela.. :)
"En azından bir operasyon yapılacak ama isimleri gizli tutabilirsiniz, bunu kendi uhdenize almaz, üstünüzdeki amirle paylaşarak 'şu saatte biz önemli operasyon yapacağız' dersiniz. Bir İçişleri Bakanının oğlunun gözaltına alındığını basından duyması kadar acıklı bir şey olabilir mi? Bir İstanbul Emniyet Müdürünün, bir İstanbul Valisinin yapılanlardan ta saatler sonra haberdar olması neyle izah edilebilir? "(Açıklaması)" [ Neyin kafasını yaşıyor bu adam? ]
-RTÜK'ün uyarılarak operasyonlarla ilgili bir haberin televizyonlarda çıkarılmaması..
Vs.vs...Bu olanlardan hala AKP'yi nasıl haklı buluyorsunuz şaşırıyorum hocam..Yorulmayın diye hepsini uzun uzun yazdım..Biraz okuduğunuzu anlama ve çevrenizi gözlemleme kabiliyetiniz varsa sizin için bunlar yeterli olur heralde..Şimdi neden AKP haklı sizde onu yazarsanız sevinicem..Olayı ABD'nin elçisine yıkmak bir şeyi değiştirmez,elinizde kesin bir kanıt olmadan(ses kaydı,video vs.) o haber asparagas haberdir..Ki adamlardan yalanlama geldi zaten..
-Devlet soruşturmayı yapanların arkasında durdu mu? Size her türlü desteği veriyoruz gibi mesela..[Onun yerine yapılan tek şey bütün emniyet kadrosunu değiştirmek oldu..]
-Bakanlar istifasını sundu mu ? Bu olaylar bitene kadar bizim görevde kalmamız doğru olmaz gibi..
-Operasyon yapılan yerde (malum bakan çocuklarınında bulunduğu) evde 6 tane boyunuz kadar kasa niye çıkar ?
-Neden yapılan operasyonlardan bütün amirlere bilgi verilmesi için yönetmelik değiştirildi ?
-Geçen bir belge paylaşmıştınız (712.sayfa) o belge bile başlı başına bir soru..
-Arınç'ın saçma açıklamalarını yazma gereği bile duymuyorum..Niye haber vermiyorsunuz demeye getiren kısımları mesela.. :)
"En azından bir operasyon yapılacak ama isimleri gizli tutabilirsiniz, bunu kendi uhdenize almaz, üstünüzdeki amirle paylaşarak 'şu saatte biz önemli operasyon yapacağız' dersiniz. Bir İçişleri Bakanının oğlunun gözaltına alındığını basından duyması kadar acıklı bir şey olabilir mi? Bir İstanbul Emniyet Müdürünün, bir İstanbul Valisinin yapılanlardan ta saatler sonra haberdar olması neyle izah edilebilir? "(Açıklaması)" [ Neyin kafasını yaşıyor bu adam? ]
-RTÜK'ün uyarılarak operasyonlarla ilgili bir haberin televizyonlarda çıkarılmaması..
Vs.vs...Bu olanlardan hala AKP'yi nasıl haklı buluyorsunuz şaşırıyorum hocam..Yorulmayın diye hepsini uzun uzun yazdım..Biraz okuduğunuzu anlama ve çevrenizi gözlemleme kabiliyetiniz varsa sizin için bunlar yeterli olur heralde..Şimdi neden AKP haklı sizde onu yazarsanız sevinicem..Olayı ABD'nin elçisine yıkmak bir şeyi değiştirmez,elinizde kesin bir kanıt olmadan(ses kaydı,video vs.) o haber asparagas haberdir..Ki adamlardan yalanlama geldi zaten..
ya yagız hocam onu bunu bırakda şu soruya cevap ver senın paranı kımler çalmış onu bir anlat:):)
o mevzulara akpli bazi ark girmez hocam :-))) ajan pesindeler
(edited)
(edited)
Halk Bankası üzerinden Türkiye'nin ekonomisini hedef alan, çok uluslu operasyon
Ahahahahahahaha :D
Ahahahahahahaha :D
Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü'nde görev yapan Emniyet Amiri Hakan Y. Dikmen'de aracının içinde ölü olarak bulundu.
Hakan Y'nin intihar ettiği belirtildi.
DHA
Hakan Y'nin intihar ettiği belirtildi.
DHA
RTE gıresunda sallıyor yıne faız lobısı yurt dısı ajanların operasyonu dıyor bu oyunu bozacagız :-))
TAYYIP EFENDI de yureklı olsaydı keske konusmada tek kelıme etmedı
tayyip meclise gidemiyor korkusundan hocam ne konuşması.Ancak koyunlarına konuşma yapıyor şehir şehir
Ali Ağaoğlu'nun İBB'nin vermediği imar değişiklik teklifini Başbakan'la görüşerek kabul ettirdiği ortaya çıktı. Rant görüşmelerinde Aziz Babuşçu ve Bilal Erdoğan'ın adı da geçiyor.
Üzerinde fabrika ve taşınmazların bulunduğu Veliefendi Hipodromu'nun karşısındaki 70 dönümlük arazi 2011 yılında Ali Ağaoğlu tarafından satın alındı. Ağaoğlu 2012'de İBB Meclisine yaptığı başvuruda arazinin imar planının değiştirilmesini istedi.
İmar değişiklik teklifinde; 40 dönümlük park alanının 25 dönüme düşürülmesi, ayrıca inşaat alanının 190 dönüme çıkarılması istendi. Bu yeni teklifte toplam inşaat alanının %193 artırılması öngörülüyordu. Ancak İBB Meclisince "oy birliğiyle" alınan kararla imar talebi reddedildi.
Ali Ağaoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nden geçiremediği imar değişikliklerini bizzat Başbakan Erdoğan ile görüşerek hallettiği iddia ediliyor. Ağaoğlu İBB'yi devre dışı bırakarak istediği imar değişikliklerinin tamamını yaptırdığını telefon görüşmelerinde itiraf ediyor.
Edinilen bilgiye göre Ağaoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin devre dışı bırakılması ile ilgili olarak "Ben Başbakan'a yaptırdım açık ve net söylüyorum yapmadınız, yapmadınız, Kadır Bey'e söyledim, ben de gittim büyük patrona o da Bakan'a talimat verdi" sözleri teknik takibe takıldı.
Konuşmanını devamında ise Ali Ağaoğlu M.K. adlı kişiye Bilal Erdoğan'ın başkanı olduğu TÜRGEV adlı vakfa 20 dönümlük araziyi bağışladığını söylüyor. Ağaoğlu daha sonraki telefon konuşmalarında ise AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile de görüşüyor. Telefon görüşmelerinde Veli Efendi Projesi'nin önündeki engellerin aşılmasında. TÜRGEV'e yapılan bağışın işlerin yürümesini kolaşlaştırdığı ifade ediliyor.
AĞAOĞLU'NDAN ERDOĞAN'A DUDAK UÇUKLATACAK BAĞIŞ
Yine edinilen bir başka bilgiye göre ise, Ali Ağaoğlu'nun Ataşehir'de TÜRGEV'e bağışladığı arazinin fiyatının 200 milyon TL (eski para ile 200 trilyon) tutarında olduğu öğreldi.
Ali Ağaoğlu'nun 20 dönüm arazi bağış yaptığı Bilal Erdoğan ile sık sık görüştüğü teknik takibe takıldı.
Üzerinde fabrika ve taşınmazların bulunduğu Veliefendi Hipodromu'nun karşısındaki 70 dönümlük arazi 2011 yılında Ali Ağaoğlu tarafından satın alındı. Ağaoğlu 2012'de İBB Meclisine yaptığı başvuruda arazinin imar planının değiştirilmesini istedi.
İmar değişiklik teklifinde; 40 dönümlük park alanının 25 dönüme düşürülmesi, ayrıca inşaat alanının 190 dönüme çıkarılması istendi. Bu yeni teklifte toplam inşaat alanının %193 artırılması öngörülüyordu. Ancak İBB Meclisince "oy birliğiyle" alınan kararla imar talebi reddedildi.
Ali Ağaoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nden geçiremediği imar değişikliklerini bizzat Başbakan Erdoğan ile görüşerek hallettiği iddia ediliyor. Ağaoğlu İBB'yi devre dışı bırakarak istediği imar değişikliklerinin tamamını yaptırdığını telefon görüşmelerinde itiraf ediyor.
Edinilen bilgiye göre Ağaoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin devre dışı bırakılması ile ilgili olarak "Ben Başbakan'a yaptırdım açık ve net söylüyorum yapmadınız, yapmadınız, Kadır Bey'e söyledim, ben de gittim büyük patrona o da Bakan'a talimat verdi" sözleri teknik takibe takıldı.
Konuşmanını devamında ise Ali Ağaoğlu M.K. adlı kişiye Bilal Erdoğan'ın başkanı olduğu TÜRGEV adlı vakfa 20 dönümlük araziyi bağışladığını söylüyor. Ağaoğlu daha sonraki telefon konuşmalarında ise AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile de görüşüyor. Telefon görüşmelerinde Veli Efendi Projesi'nin önündeki engellerin aşılmasında. TÜRGEV'e yapılan bağışın işlerin yürümesini kolaşlaştırdığı ifade ediliyor.
AĞAOĞLU'NDAN ERDOĞAN'A DUDAK UÇUKLATACAK BAĞIŞ
Yine edinilen bir başka bilgiye göre ise, Ali Ağaoğlu'nun Ataşehir'de TÜRGEV'e bağışladığı arazinin fiyatının 200 milyon TL (eski para ile 200 trilyon) tutarında olduğu öğreldi.
Ali Ağaoğlu'nun 20 dönüm arazi bağış yaptığı Bilal Erdoğan ile sık sık görüştüğü teknik takibe takıldı.
adam bu hükümet sayesinde türkiye nin sayılı zenginleri arasına girdi.