Azərbaycan dili Bahasa Indonesia Bosanski Català Čeština Dansk Deutsch Eesti English Español Français Galego Hrvatski Italiano Latviešu Lietuvių Magyar Malti Mакедонски Nederlands Norsk Polski Português Português BR Românã Slovenčina Srpski Suomi Svenska Tiếng Việt Türkçe Ελληνικά Български Русский Українська Հայերեն ქართული ენა 中文
Subpage under development, new version coming soon!

Subject: Haberler

2014-01-05 16:42:24
+++++
2014-01-06 23:34:08
tek rakibi o yüzden demiştim gözüm :///
2014-01-08 16:19:23
bu ne biçim iş arkadaş ya. Ordu da subay - emniyette müdür - yargı da savcı kalmadı. Adamlar kafalarına göre iş yapıyorlar. Vallaha anlamıyorum billaha anlamıyorum. Allahlarından bulsunlar. Bu ülkenin ekmeğini yiyorlar bu milletin hakkını yiyorlar. haberleri izledikçe bunları gördükçe insanların cinnet geçirme olayını anlıyorum.
2014-01-12 19:20:26
PARALEL DEVLET Mİ DEDİNİZ?

Paralel devlet PKK/KCK Güneydoğu’ya el koydu!
AKP iktidarının Oslo’da başlattığı müzakere süreciyle birlikte hakimiyet alanını genişleten “terör yapılanması”, meşru devlet otoritesini fiilen ortadan kaldırdı...
İktidarın “Aman barış süreci bozulmasın” diyerek askeri kışlaya polisi karakola mahkum etmesi paralel yapıyı kurumsallaştırdı...

Bölücü terör örgütü, “Kürdistan kurulduğunda hepiniz asker, polis olacaksınız” propagandası yaparak dağa çıkışlarda patlama yarattı...
Bir yandan belediyeler eliyle devletleşme süreci geliştirilirken bir yandan da ihaleler ve işçi alımları PKK’nın denetimine girdi
Güneydoğu’da oy ortalamasını yüzde 80’e çıkarmak ve böylece özerkliği daha güçlü dayatma için ayaklanma çalışması başlatıldı.




http://www.yenicaggazetesi.com.tr/paralel-devlet-pkkkck-guneydoguya-el-koydu-93322h.htm
2014-01-14 14:38:31
Kılıçdaroğlu: Mağdurum da mağdurum!
Kılıçdaroğlu: Mağdurum da mağdurum!

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında Başbakan Erdoğan'ı 'mağduriyet' söylemi nedeniyle eleştirdi: Hâlâ 'Mağdurum da mağdurum'...


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
Eğer yolsuzluklar konusunda rüşvet konusunda hepimiz duyarlı olursak, haramilerin saltanatını yıkarsak bu ülke huzura kavuşmuş olur. Bütün kamyoncu kardeşlerime söylüyorum. Bu mazot fiyatıyla siz kazanamazsınız, bu vergilerle siz kazanamazsınız, birileri kazanacak. Birileri malı götürecek. Sizler sadece eylem yapacaksınız.

17 ARALIK TARİHİNİ EZBERLEDİK

Önümüzde yeni bir tarih var. 30 Mart var, sandığa gideceğiz. Haramilerin iktidarını sandıkta yıkacağız.17 Aralık tarihini hepimiz ezberledik. Bende dedim ki arkadaşlara, dünyada mutlaka önemli olaylar olmuştur,
1399’da Moğol istilası başlamış. Gerçekten bir tufan gibi esip giden bir istila.
1790’da Meksika’da Aztek’lerin bir takvimi olduğu ortaya çıkmış.
1908’de İkinci meşruiyetin ilanından sonra ilk kez meclisi mebusan toplanmış.
2010 17 Aralığında Google insan vücudunun tamamının haritasını çıkaran yeni bir tarayıcısı geliştirmiş.

Peki bizim 17 Aralık’ta ne oldu?

17 Aralık 2013’te önemli bir gerçek ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye cumhuriyeti hükümetinin soyduğu çıktı ortaya. 17 Aralık bu açıdan çok önemli. Hiçbir yurttaşım unutmasın.

Bugün diyor ki 17 Aralık bir darbedir. Bu darbe 60 80 darbesinden çok daha önemlidir diyor. Yahu o zaman insanlar öldürüldü, küçüklerin çocukların yaşı büyütülüp idam edildi. Nasıl oluyor da kıyaslıyorsun? Nedeni şu, hortumlar kesildi ya.

‘ORTADA BİR DARBE FİLAN YOK YOLSUZLUK VAR’

Ortada bir darbe falan yok. Kimsenin darbe yaptığı falan da yok. Yolsuzluklar ortaya çıktı mı çıkmadı mı? Adam gibi sana soru sordum. Adam gibi cevap bekliyoruz senden. Banka genel müdürünün ayakkabı kutusuna 4,5 milyon doları darbeciler mi koydu? Malı götüreceksin, sıkışınca darbe yapıldı bana diyeceksin. Senin dört bakanın darbeci miydi? Bunlar malı götürüyorlar. Ülkeyi soyuyorlar. Bana darbe yapıldı diyor, gene mağdur edebiyatı. Ben mağdurum efendim diyor. Yeter artık bu mağdur edebiyatı.

HALA ‘BEN MAĞDURUM DA MAĞDURUM’

Hapse girdin kardeşim, eyvallah. Mağdur oldun. Senin mağduriyetini gidermek için anayasayı değiştirdik. Yeni seçim yaptık, Siirt’ten milletvekili oldun. Hala ben mağdurum da mağdurum. 2004 hapisten çıktı başbakan oldu. Gitti bir şirket kurdu. İlk kez Başbakanlık koltuğundayken gidip şirket kuruyor. Ne için? Mağdur ya, gidermek için. Sonra başbakanlıktan aldığı maaş yetmiyor, gitti Schröder 2004’te. Diyor ki, sordum diyor kaç lira maaş alıyorsun. Demiş ki 15 bin Euro alıyorum, benim ki 3 bin Euro diyor ben mağdurum diyor.

10 BİN LİRA ALIYORSUN

Bu haberi okuduğum gün bütçe görüşmeleri vardı. “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın benim maaşım düşüktür diye şikayet etmeye hakkı yoktur” dedim. 10 bin lira alıyorsun, emekli maaşı alıyorsun, Kira vermiyorsun, otobüs parası vermiyorsun. Bu 9,5 milyon emekli mağdur değil mi? Emeklilere sesleniyorum, maaşımız az diyorsunuz. Fazla bile vermişler.

“BU ÜLKEDE BİR BAŞÇALAN VAR”

Gerçekten 17 Aralık çok önemli. 247 milyar. Dediler ki hükümet sözcüsü atıldı. Bu çok afaki bir rakam. Yolsuzluk yok demiyor bakın. Yüksek mi düşük mü onu bilmiyoruz. Bu ülkede bir başçalan var. ne diyor? Eğer afakiyse kardeşim sen çıkar rakamı açıklarsın, biz de öğreniriz. En iyi rakamı çalan adam bilir, ne kadar götürdüğünü o bilir. Rakam aslında büyük rakam değil. Bu daha çıkan kısmı. Hüsnü Mübarek’i bilirsiniz değil mi? Götürdüğü mal, 55 milyar dolar. Bunların ki ne kadar? 85 milyar Euro. Orada bir kişi, bunlar kollektif götürmüşler. Bari mağduriyet edebiyatı yapmayın, yeter artık.

247 MİLYAR NASIL ALINIR?

247 milyar nasıl alınır? Herhalde bir kişi tek başına götüremez. Nasıl götürecekler? Devletin içinde bir paralel yapı gerekiyor, ona göre bürokrat, savcı, hakim, iş adamı gerekiyor. O işadamlarına hayırsever iş adamı diyorlar. Bakan 700 bin liralık kol saati veriyor. Ne kadar hayırsever bir işadamı. O işadamı demiyor yahu, bu ülkede binlerce çocuk aç yatıyor demiyor. Ve bu mağdur edebiyatı yapıyor.

“ÜLKE SOYULUYOR”

Devletin içinde bir çete var, o çete yolsuzlukları yapıyor. Darbe oldu, biz mağdur olduk edebiyatını bırakın. Ülke soyuluyor, 76 milyon yurttaşın cebinden çıkan verginin hesabını sormak benim boynumun borcudur.

700 BİN LİRALIK KOL SAATİ

700 bin liralık kol saati aldılar mağdurlar. Yetmiyor, rüşveti veren adamın uçağıyla Umre’ye gidiyorlar, yine bunlar mağdur vatandaş kabahatli. 700 bin liralık kol saati dediğimiz zaman, vatandaş diyor ki nasıl oluyor? Valla ben de bilmiyordum. Her şeyi santim santim kanıtlanmış durumda.

’BAKAN 10 APARTMAN DAİRESİNİ KOLUNA TAKIYOR’

Mamak’ta oturan yurttaşlarıma sesleniyorum. 700 bin liralık kol saati ne demektir biliyor musunuz? 10 tane apartman dairesidir. Evsizlere, kira ödeyenlere sesleniyorum. 10 apartman dairesini bakanın koluna takıyorlar. Ne diye? Bakan mağdur olsun diye. Çetenin reisini zaten çeteden biri açıklıyor. “Başbakan talimatı verdi, ben de gereğini yaptım” diyor.Sen kardeşim bu ülkede yolsuzluklar konusunda çete reisisin ve ustasın bu konuda.Bunların bir bakanı var. devlet şeri kabul etmez diyor. Kardeşim bunu çıkıp başındaki zata söylesene. Sen bu ülkenin ortağı değilsin, başbakansın diye hatırlatsana ona.

ERDOĞAN'IN BİR KORKUSU VAR

Yolsuzluklar almış başını gidiyor. Devlet ortak kabul etmez diyor. Devletin ortağı var onun adı da Recep Tayyip Erdoğan . Erdoğan’ın bir korkusu var. Altında yatan şu. Oğlum Bilal Erdoğan ifade vermesin. Şimdi bizi dinleyen bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisi ’ne oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Çocuğu olan tüm yurttaşlarıma sesleniyorum. Çocuğu işsiz olanlara sesleniyorum.

Birisi yolsuzluk davası dolayısıyla aranacak. Aranan senin çocuğunsa alır götürürler ifadesini verir. Başbakanın çocuğu ise kimse onun ifadesini alamaz. Uzun süre saklandı. Baktık geçen gün babasıyla beraber aynı arabaya binmiş. Ne demek bu biliyor musunuz? Bu devlete meydan okumadır. Ey yargıçlar siz benim çocuğumu alamazsınız, siz benim çocuğuma dokunamazsınız, savcılar çocuğumun ifadesini alamazsınız. Neden? Çünkü benim çocuğum yolsuzlukta yapsa, rüşvette verse, alsa onun yaptığı meşrudur diyor. Bunu da hukuk devletidir diye söyleyin diyor.

ONUN ÇOCUĞUNUN FARKI NE?

Onun çocuğunun sizin çocuğunuzla farkı ne? Ayrıca özelliği ne? Onun temel bir özelliği var. rüşvet almak. Temel bir özelliği var. Bütün dünyanın teröre finans desteği veriyor diye listeye aldığı bir adamla oturup ortaklık yapıp konuşmak. Hepsi belgeli. Efendim bize darbe yapıldı. Bu darbe 60 darbesinden de 70 darbesinden de 80 darbesinde de daha ağır diyor. Daha ağır olduğu kesin, sen bir yere kaçamazsın. Sen diyorsun ki sandıkta hesabımızı göreceğiz. Demokratik bir ülkede yolsuzluk ve rüşvetin karşılığı yargıdır, benim görevimde seni o yargının karşısına çıkartmaktır.

EMİNE AKÇAY KİM?

Ben size bir mağduriyet olayı anlatayım. Emine Akçay. Kim? Unutmuşsunuzdur. Emine Akçay, Adana’da eşi bir yıl süredir iş arayan bir kadındı. Küçük bir çocuğu vardı. Kıştı ve evi soğuktu. Son parası kaldı 6 lira. Gitti oduncuya, bana odun verebilir misin dedi. Çocukları ısıtacak. Oduncu 6 lirayla bacım odun olmaz, satılmaz. Kendisine 10 kilo odun veriyor, al bunu götür çocuklarını İstanbul'a diyor. Odunu getiriyor, sobaya koyuyor, odunlar ıslak. Bir eski kamyon lastiği var, o da olmuyor. Küçük çocuğuysa anne üşüyorum diyor üşüyor. Saç kurutma makinasını alıyor, açıyor prize takıyor bununla ısın evladım diyor. Yan odaya geçiyor ve kendisini asıyor. İşte mağduriyet budur.

BİZİM BİR AİLE SİGORTAMIZ VARDI

Sen milyarları götüreceksin. Hala utanmadan, hala sıkılmadan bize darbe yapıldı diyeceksin. Yeter yahu yeter artık. Bu milletin ahı tuttu ahı.Benzer bir olay Konya’da yaşandı. Genç bir kadın, 40 günlük çocuğu var. eşi askerde, parası yok. Ne yapıyor? Pencere camını naylon örtüyle örtmeye çalışıyor. Ve çocuğu zatürreden ölüyor. Bize hiç kimse yardım etmedi diyor. 40 günlük çocuğunu toprağa veriyor. Bizim bir aile sigortamız vardı. Kimseyi birisine muhtaç etmeyecektik. O yoksul ailelerin tamamına 600 lira aylık ödeyecektik. Gidecekti parasını alacaktı. Alnı dik başı dik yiyeceğini giyeceğini alacaktı.

BİZE DEDİLER Kİ...

Bize dediler ki, bu aile sigortasından nasıl finanse edeceksin? Hesabı yaptık. Bu parayı nereden bulacaksınız diyorlardı. Aile sigortasının maliyeti 7,5 milyar liraydı. Bunların hortumladığı parayla, 32 yıl bu para ödenebilecekti. Hepimizin sorumluluğu var. biz siyaseti zenginleştirme amacı olarak görmedik. Halka hizmet aracı olarak gördük. Halk zenginleşecek dedik. ama onlar kendilerini halk sanıp kendi ceplerini doldurdular. Her taraftan kara para fışkırıyor. Haram olsun diyorsunuz, yetmiyor zaten. Rezil oldular yine milletin önüne çıkıyorlar. Bir insan rezil olur biraz geriye çekilir. Tam tersine, ayakkabı kutularından dolarlar fışkırıyor, bakanlar istifa ediyor. Bu kadar yüzsüzlük pes yani.

İZMİR'DE OPERASYON YAPILDI

Şimdi bu panik içinde hakimin polisin görev yapmaması lazım. İzmir’de operasyon yapıldı. Savcının talimatını yerine getiren polis iki saat içinde görevden alındı. Şimdi HSYK’yı değiştireceğiz diyorlar. Bütün hakimleri bakanın emrine verecekler. Teklifte ne? Adalet Bakanı2nı tek yetkili yapıyorlar. Peki tek yetkili olurda sözünü dinlemezlerse ne olur? Teftiş kurulunu doğrudan bakan bağlıyorlar. Bakan ne diyecek? Bir hakimi savcıyı beğenmediği zaman. Ne diyecek? Git şu hakimin savcının kellesini al getir bana. Tak oradan alınıp başka bir yere gönderecekler. Teftiş kurulunu tehdit kurulu haline getiriyorlar böylece. Ne diyordu Erdoğan? Yetkim olsa HSYK’yı yargılarım. İşte o yetkiyi almak istiyorlar.
Adalet bakanına adli genelge yetkisi veriyorlar. Yani Hakimler bundan sonra yasalara değil, yönetmeliklere değil, bakanın çıkardığı genelgeye göre işlem yapacaklar. Biz doğru değildir diye itiraz ediyoruz.

Ve önemli bir şey, bu teklif bakanlar kurulunda görüşülen bir teklif değil. öyle olsaydı yasa tasarısı olurdu. AKP milletvekillerine vermişler, imzalatmışlar. Cumartesi Pazar çalışıyorlar. Tek direnen bir parti var. o partinin adı bütün yurttaşlarım duysunlar Cumhuriyet Halk Partisi ’dir. HSYK’daki bütün memurların işine son veriyorlar.

Ne adına? Adalet adına yapıyorlar. Sen şimdi yargıya darbe yapıyorsun. Yolsuzluk darbesi yaptın. Yönetmeliği böyle yaptın sen. Hangi adaletten bahsediyorsun sen?

NE YAPACAĞIZ?

1) Sandığa giderken elimizi vicdanımızın üstüne koyacağız.
2) Yolsuzluklardan şikayet mi ediyorsunuz? Oyunuzun adresi belli, cumhuriyet halk partisi. CHP iktidarında sözüm söz. Beş kuruş rüşvet alan, rüşvet yiyen, yolsuzluk yapana asla ve asla göz açtırmayacağım ve hesabını soracağım.
Güçler ayrılığı ülkesini batı standartlarında yeniden oluşturacağız. Hakim vicdanının sesini dinleyecek siyasetçinin değil. yeter mi bunlar da yetmez.Devletin kurumları çalışacak. Sayıştay raporunu yazacak TBMM’ye gelecek. Güvencesi ben olacağım. Beş kuruşun hesabı verilecektir.

YETER Mİ?

CHP iktidarında kesin hesap komisyonu kurulacak. Bunun başkanı ana muhalefet partisi olacak. Ben muhalefete hesap vereceğim.Yeter mi? Yetmez. İlk dört ay içinde siyasi ahlak yasasını çıkaracağız. Yırtık ayakkabıyla girdin, çocuklarım köşeyi döndü. Bu edebiyatı artık Türkiye’de bitireceğim. Yeter mi, yetmez. Kamu ihale yasasını, kimsenin yolsuzluk yapmasına tenezzül edemeyeceği bir hale getireceğiz. 164 kez kamu ihale mevzuatı değişti. Ne demektir? 164 kez yolsuzluğa kapı aralandı demektir.

2014-01-14 15:43:41
hükümetin istemediği bir şey olur
recep tayyip erdoğan: bu bir darbe girişimidir

muhalefet aleyhine bir şey veya hükümetin istediği bir şey olur
recep tayyip erdoğan : polis görevini yapıyor
2014-01-14 19:21:44
Başbakan Cemaat'i Haşhaşiler'e benzetti


Başbakan Erdoğan konuşmasında Cemaat yapılanmasını, Selçuklu'yu yıkıma götüren Haşhaşiler'e benzetti. "Kim olursa olsun olayın aslı şu acırsanız acımacak hale gelirsiniz. Nasıl bir kokuşmuşluğun hüküm sürdüğü ortaya çıkacak. Virüs vücuda girmiş, sinsi bir şekilde yayılmış. Ancak bu bünye kendisini sinsi virüslere karşı teslim edecek kadar zayıf bir bünye değildir. Tarihte de bunu gördük. Haşhaşiler denilen örgütün devlet bünyesini nasıl ele almaya çalıştığını gördük. Bizim devletimiz böyle sızıntılara geçit vermedi, vermeyecektir." dedi.
2014-01-16 17:47:30
136 polis görevden alındı!

Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerine başlatılan 17 Aralık operasyonunun ardından poliste süren görevden alma ve tayin furyası sürüyor. İstanbul'da bugün biri polis müdürü toplam 136 polis görevden alındı. İstanbul Polisi'nde bugün Mali Suçlarla Şube Müdürlüğü'nden 80, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nden 35 ve Organize Şube Müdürlüğü'nden 20 polis görevden alındı. Görevden alınan toplam 135 polisin yerlerine ise ilçeler ile diğer birimlerden polisler getirildi.
ASAYİŞDEN BİR MÜDÜR GİTTİ
Asayiş Şube Müdürdüğü'nde de bir polis müdürü görevden alındı. Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Tunç Kuş da görevden alındı. Oto hırsızlığı ve hırsızlık büro amirliğinden sorumlu olan Kuş, Üsküdar Çocuk Şube Müdürlüğü'ne tayin edildi. Böylelikle 17 Aralık operasyonunun hemen ardından görevden el çektirilen Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı'nın 5 yardımcısı da görevden alınmış oldu.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İstanbul Başsavcılığı'na Turan Çolakkadı'nın yerine Hadi Salihoğlu getirildi. Çolakkadı dahil 20 başsavcının yeri değişti.
Yeri değiştirilen savcılar arasında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerine başlatılan soruşturmayı yürüten Savcı Muammer Akkaş ve Celal Kara ile Adana'da Türkmenlere yardım götüren TIR için arama emri veren Savcı Özcan Şişman da bulunuyor.


2014-01-16 17:53:51
Artık Türkiye Cumhuriyeti nde yaşamıyoruz
Devletin yeni adı
Recep Tayyip Erdoğan Diktatörlüğü
2014-01-16 18:00:10
olsun en az çalanlar onlar chp olsa 50 kuruş daha fazla çalardı kesin :)
2014-01-16 18:43:47
+1
Ayrıca bu işleri yapanlar abd ve israil ajanları..AKP 10 numara müslüman yapmaz böyle şeyler :)
2014-01-16 18:46:04
Kanıma en çok dokunan olayda bu akp'li bakanların açıklamaları ha.Geçen çıkmış yine biri rutin devlet atamaları diyor..Ulen türkiye'de yeri değişmedik adam kalmadı neyin rutini bu gözünü seveyim ya.
2014-01-16 20:04:38
Daha da dokunanı salakların bunu yemesi :D
2014-01-17 00:16:39
Allah'ın bütün vasıflarını toplamış bir lider Sayın Recep Tayyip Erdoğan var.
Şirk koştuğunun farkında mı acaba ?? Tapıcaklar herife ya bu kadar olur..(Konuşan AKP Düzce m.vekili)

2014-01-17 00:24:46
... Atalay, Abdullah Öcalan'la görüşmelerin de devam ettiğini anlatırken, "Beğenin ya da beğenmeyin, Öcalan Kürtlerin lideri Bir mekanizma oluşturduk. MİT Öcalan'la görüşüyor. Biz BDP'lilerle görüşüyoruz, onlar da Kandil'le görüşüyor" diye konuştu.

Daha düne kadar bebek katili,terörist başı diyen adam bugün lider diyor..Vay bea !!!! Liderde oldu yarın ne olur bilmem artık.


2014-01-17 00:32:38
Adam şirk depar atmış.