Subpage under development, new version coming soon!
Subject: Haberler
İstanbul’un silüetini bozduğu için Başbakan Erdoğan’ın da tepkisini çeken ‘OnaltıDokuz’ projesinin ruhsat ve imar planını iptal eden İstanbul’un silüetini bozduğu için Başbakan Erdoğan’ın da tepkisini çeken ‘OnaltıDokuz’ projesinin ruhsat ve imar planını iptal eden mahkeme kararına İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin itiraz ettiği ortaya çıktı.
Zeytinburnu’nda hayata geçirilen ancak Tarih Yarımada’nın silüet görüntüsünü bozduğu gerekçesiyle tepki toplayan “OnaltıDokuz” projesi için iptal kararı çıkmıştı. Projenin iptali için mayıs ayında İstanbul 4. Asliye Mahkemesi’ne açılan davanın ardından aynı mahkeme aralıkta verdiği kararla silüete zarar veren katların tıraşlanması için karar aldı.
40 metreye tıraş kararı
Buna göre 85 metre yüksekliğindeki binaların tıraşlanarak 45 metreye düşürülmesi gerekiyordu. Ancak bu gelişmeler yaşanırken yıkım kararına temel olan imar planı ile ruhsatın iptal kararına karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) mahkemeye itirazda bulunduğu ortaya çıktı.
‘Askıda itiraz edilmeliydi’
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, İBB’nin yaptığı itirazda 3 noktaya dikkat çekildi. İtiraz dilekçesinde ilk olarak zaman imar planı askıya çıkarıldıktan sonra 60 gün içinde itiraz hakkı bulunduğu, ancak bu sürede hiçbir itiraz gelmediği vurgulandı.
Davacının bu sürede itiraz etmediği için de dava açma hakkı olmadığı söylendi. ‘Davacının ehliyeti yok’ İkinci olarak davayı açan kişinin, dava açma ehliyeti olmadığı iddia edildi. Yapılan açıklamada hukuki olarak davacının meşru menfaati olması gerektiğine dikkat çekildi ve davacı davayı hemşehri sıfatıyla açtığı belirtildi.
‘Hukuka aykırı değil’
Son olarak da davacının herhangi bir menfaatinin ihlal edilmediğinin altı çizilirken, itiraz dilekçesinde yapılan plan tadilatının hukuka aykırı olamadığı, 1/100.000 ölçekli planlara uygun hareket edildiğine vurgu yapıldı.
ERDOĞAN BÖYLE DEMİŞTİ: ‘Sahibiyle konuşmuyorum’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, projeyi sert dille eleştirmişti. Hatta bu projeyle ilgili sahibini uyardığını da şu sözlerle açıklamıştı: “Benim her yapılandan haberim olması mümkün değil. Bir bakıyorum bina yükselmiş. Benim gözüm kulağım olun, belediye başkanlarını ve beni uyarın. Zeytinburnu’nda tartışma konusu olan o binaların sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim, özellikle rica ettim. Çok da yakından tanıdığım biri. Yapacaklarını beklerken, hiçbir şey yapmadılar. O nedenle çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum.”
(edited)
Zeytinburnu’nda hayata geçirilen ancak Tarih Yarımada’nın silüet görüntüsünü bozduğu gerekçesiyle tepki toplayan “OnaltıDokuz” projesi için iptal kararı çıkmıştı. Projenin iptali için mayıs ayında İstanbul 4. Asliye Mahkemesi’ne açılan davanın ardından aynı mahkeme aralıkta verdiği kararla silüete zarar veren katların tıraşlanması için karar aldı.
40 metreye tıraş kararı
Buna göre 85 metre yüksekliğindeki binaların tıraşlanarak 45 metreye düşürülmesi gerekiyordu. Ancak bu gelişmeler yaşanırken yıkım kararına temel olan imar planı ile ruhsatın iptal kararına karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) mahkemeye itirazda bulunduğu ortaya çıktı.
‘Askıda itiraz edilmeliydi’
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, İBB’nin yaptığı itirazda 3 noktaya dikkat çekildi. İtiraz dilekçesinde ilk olarak zaman imar planı askıya çıkarıldıktan sonra 60 gün içinde itiraz hakkı bulunduğu, ancak bu sürede hiçbir itiraz gelmediği vurgulandı.
Davacının bu sürede itiraz etmediği için de dava açma hakkı olmadığı söylendi. ‘Davacının ehliyeti yok’ İkinci olarak davayı açan kişinin, dava açma ehliyeti olmadığı iddia edildi. Yapılan açıklamada hukuki olarak davacının meşru menfaati olması gerektiğine dikkat çekildi ve davacı davayı hemşehri sıfatıyla açtığı belirtildi.
‘Hukuka aykırı değil’
Son olarak da davacının herhangi bir menfaatinin ihlal edilmediğinin altı çizilirken, itiraz dilekçesinde yapılan plan tadilatının hukuka aykırı olamadığı, 1/100.000 ölçekli planlara uygun hareket edildiğine vurgu yapıldı.
ERDOĞAN BÖYLE DEMİŞTİ: ‘Sahibiyle konuşmuyorum’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, projeyi sert dille eleştirmişti. Hatta bu projeyle ilgili sahibini uyardığını da şu sözlerle açıklamıştı: “Benim her yapılandan haberim olması mümkün değil. Bir bakıyorum bina yükselmiş. Benim gözüm kulağım olun, belediye başkanlarını ve beni uyarın. Zeytinburnu’nda tartışma konusu olan o binaların sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim, özellikle rica ettim. Çok da yakından tanıdığım biri. Yapacaklarını beklerken, hiçbir şey yapmadılar. O nedenle çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum.”
(edited)
FRANSA’DAN SONRA İTALYANLAR VE AMERİKALILAR SIRADA!
“ÇİN İLE YAPILMIŞ ANLAŞMA BOZULACAK!” DİYORLAR…
“22 yıl sonra bir Fransız Cumhurbaşkanı Türkiye’de” diye verildi haber.. ardından ‘Ermeni Soykırımı’ iddiasında direndiği basına düştü, sevgilisi ile gelmediği vesaire… Yanında kimler var , ne konuda görüşmeler yürütüyor, sebebi ziyaretinin asıl nedeni ara haberlerdeki birkaç satır içinde eritiliverdi.
Yanında Fransa Savunma Bakanı ve Eurosam yetkilileri vardı... Geliş tarihi Türkiye’nin Çin’le yaptığı füze ihalesinin kesinleşmesine 2 gün kalaydı. Sonbaharda, Türkiye'nin uzun menzilli füze savunma sistemi ihalesinde Çin Halk Cumhuriyeti'nden CPMIEC firması ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı, Recep Tayyip’in batı tarafından ‘deliğe süpürülme’ tehdidi aldığı zamana denk geldi.
Amerika bu karara sert tepki göstermiş, Savunma bakanı Hagel, ‘daha önümüzde zaman var’ demişti.. Obama sert tonda açıklamalar yapmış ardından abdullah Gül ‘Daha karar verilmedi ki…’ demişti.. kasım ayında Hagel ve Kerry ile görüşen Davutoğlu, ‘Daha tam karar verilmedi ki, herşey değişebilir..’ beyanatını vermişti..
ihaleye giren Çin CPMIEC firması dışında Fransa İtalyan ortaklığı Eurosam ve Amerikan Raytheon idi..Şimdi Çin ile sözleşme görüşmelerinin sonlanmasına birkaç gün kala Türkiye Fransa cumhurbaşkanı Hollande’ı yanında Eurosam firması yetkilileri ile ağırlıyor.. İhaleyi yeniden ‘değerlendirmeye’ açıyor.. ve bundan yararlanan Amerikan firması Raytheon da Türkiye’ye koşuyor..
Çin’in teklifi olan 3milyar 400 milyon dolarlık teklif, Avrupa ve Amerikan firmalarının verdiği teklifin üçte biri idi ..
Tüm Dünya Savunma sanayii çakallarının gözü Türkiye’de.. Bol keseden atıp tutan Tayyip Erdoğan ve şürekası ise Fransa Avrupa Birliği sözde Ermeni soykırımımasallarıyla durumu perdelemekte..
“ÇİN İLE YAPILMIŞ ANLAŞMA BOZULACAK!” DİYORLAR…
“22 yıl sonra bir Fransız Cumhurbaşkanı Türkiye’de” diye verildi haber.. ardından ‘Ermeni Soykırımı’ iddiasında direndiği basına düştü, sevgilisi ile gelmediği vesaire… Yanında kimler var , ne konuda görüşmeler yürütüyor, sebebi ziyaretinin asıl nedeni ara haberlerdeki birkaç satır içinde eritiliverdi.
Yanında Fransa Savunma Bakanı ve Eurosam yetkilileri vardı... Geliş tarihi Türkiye’nin Çin’le yaptığı füze ihalesinin kesinleşmesine 2 gün kalaydı. Sonbaharda, Türkiye'nin uzun menzilli füze savunma sistemi ihalesinde Çin Halk Cumhuriyeti'nden CPMIEC firması ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı, Recep Tayyip’in batı tarafından ‘deliğe süpürülme’ tehdidi aldığı zamana denk geldi.
Amerika bu karara sert tepki göstermiş, Savunma bakanı Hagel, ‘daha önümüzde zaman var’ demişti.. Obama sert tonda açıklamalar yapmış ardından abdullah Gül ‘Daha karar verilmedi ki…’ demişti.. kasım ayında Hagel ve Kerry ile görüşen Davutoğlu, ‘Daha tam karar verilmedi ki, herşey değişebilir..’ beyanatını vermişti..
ihaleye giren Çin CPMIEC firması dışında Fransa İtalyan ortaklığı Eurosam ve Amerikan Raytheon idi..Şimdi Çin ile sözleşme görüşmelerinin sonlanmasına birkaç gün kala Türkiye Fransa cumhurbaşkanı Hollande’ı yanında Eurosam firması yetkilileri ile ağırlıyor.. İhaleyi yeniden ‘değerlendirmeye’ açıyor.. ve bundan yararlanan Amerikan firması Raytheon da Türkiye’ye koşuyor..
Çin’in teklifi olan 3milyar 400 milyon dolarlık teklif, Avrupa ve Amerikan firmalarının verdiği teklifin üçte biri idi ..
Tüm Dünya Savunma sanayii çakallarının gözü Türkiye’de.. Bol keseden atıp tutan Tayyip Erdoğan ve şürekası ise Fransa Avrupa Birliği sözde Ermeni soykırımımasallarıyla durumu perdelemekte..
norm hocam fransiz.c.baskani gs icin gelmis :-) malum arada bi bağ var:-)))
:)) Doğrudur hocam.GS'yi krizden çıkaracak birine ihtiyaç vardı zaten :)
Bizim Lobi faaliyetlerimiz çok iyi çalışıyor.nede olsa ismimiz yeter.:):)
isminden degıl angel hocam Fransız olmaktan gelıyor lobıcılık :-)))))
Fransız tohumu dıyınce bi de kızıyorlar :-))))))))
candan ercetını az daha 4.yapacaktı fransada 3 tane var:-)
Hocam Avrupa birliğine girme= kıbrısı verirsen.
Kıbrıs eski tarihte geçici olarak İngiltere'ye verilmişti, İngiltere tilkisi bu ada eğer tamemen zayıf yunanistana geçerse Ben bu adada istediğimi yaparım diye düşünüyor.
Türklerin ezenden beri rum ve Ermenilere karşı hiçbir düşmanlığı olmadığı, kardeş gibi yaşadığı milletler Şimdi İngiltere, Fransa tarafından kardeşliğin arasına nifak tohumlarının ekildiği için düşman edilmişiz.
Kıbrıs eski tarihte geçici olarak İngiltere'ye verilmişti, İngiltere tilkisi bu ada eğer tamemen zayıf yunanistana geçerse Ben bu adada istediğimi yaparım diye düşünüyor.
Türklerin ezenden beri rum ve Ermenilere karşı hiçbir düşmanlığı olmadığı, kardeş gibi yaşadığı milletler Şimdi İngiltere, Fransa tarafından kardeşliğin arasına nifak tohumlarının ekildiği için düşman edilmişiz.
17 Aralık soruşturmasında flaş gelişme !!!!
Savcılar, soruşturmadan el çektirildi
Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerine başlatılan 17 Aralık soruşturmasını yürüten cumhuriyet savcıları Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç’e soruşturmadan el çektirildiği bildirildi.
Savcılar, soruşturmadan el çektirildi
Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerine başlatılan 17 Aralık soruşturmasını yürüten cumhuriyet savcıları Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç’e soruşturmadan el çektirildiği bildirildi.
115 hakim ve savcı sürüldü
Emniyet’teki yer değiştirmelerin bir benzeri Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda da yaşandı. 17 Aralık savcılarının dosyadan el çektirilmesinin ardından 115 hakim ve savcının görev yeri değişti. Takip edilen soruşturmalar da böylelikle el değiştirmiş oldu.
Tayyıp efendının bu saatten sonra sırtı yere gelmez...demokratıklesme dıye dıye devletın tum kadrolarına yerlestı..
yasama yurutme yargı bagımsızlıgı dıye bişey kalmadı
Emniyet’teki yer değiştirmelerin bir benzeri Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda da yaşandı. 17 Aralık savcılarının dosyadan el çektirilmesinin ardından 115 hakim ve savcının görev yeri değişti. Takip edilen soruşturmalar da böylelikle el değiştirmiş oldu.
Tayyıp efendının bu saatten sonra sırtı yere gelmez...demokratıklesme dıye dıye devletın tum kadrolarına yerlestı..
yasama yurutme yargı bagımsızlıgı dıye bişey kalmadı
Çağlayan Adliyesi'nde 192 savcıdan 90'nın yeri değiştirildi. Adliyeye yeni atanan Başsavcı Hadi Salihoğlu'nun göreve gelmesi sonrası basın mensuplarına söylediği "Esaslı görev değişikliği yapacağım. Buraya geldiğimiz belli olsun" sözlerini hayata geçirdi.
Salihoğlu, Balyoz, Ergenekon, Devrimci Karargah davalarına bakan savcılar da dahil 192 savcıdan 90'ının yerini değiştirdi. Yeni görevlendirme listesini e-mail yolu ile ileten Başsavcı Salihoğlu, savcılara bir de not gönderdi.
stanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başarısının tüm savcıların başarısı olduğunu belirten Salihoğlu, notta "Göreve başladıktan sonra çalışma arkadaşlarımızın, çalışma düzeni ve görev alanını belirleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çalışma talimatı ve iş bölümü değişikliği bu ön yazı ile birlikte sizlere tebliğ ediyorum" dedi.
9 başsavcıvekilinin görev alanlarını yeniden düzenleyen Salihoğlu, Teknik Büro isimli bir birim kurdu. Tüm teknik ve fiziki takip taleplerin bu birim üzerinden yapılacağı öğrenildi. Balyoz Davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma savcısı Hüseyin Kaplan, 40. Asliye Ceza Mahkemesi'ne duruşma savcısı olarak atandı. 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne Naci Kanık getirildi.
Ergenekon Davası duruşma Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş'a ek görev verildi. Bu isimler kendi görevlerinin yanında noter ve icra müdürlüğü denetimi işlerine bakacak.
17 Ağustos soruşturmasında görev alan memur suçları soruşturma bürosu savcıları tamamen dağıtıldı. Söz konusu büroda eski ekipten sadece Ekrem Aydıner kaldı.
Başsavcı Hadi Salihoğlu Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, Kaçakçılık- Nakrotik Suçlar Soruşturma Bürosu ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nu da tek çatı altında toplandı. Yeni kurulan birime ‘Kaçakçılık, Toplumsal Olaylar ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ adı verildi. Bu büro ayrıca, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda düzenlenen suçlara da bakacak.
NOT:17 Aralık Soruşturmasını yürüten savcılarda görevinden alındı.Unutmadan ekleyim..Haber bir üst mesajlardaydı.
DİNLEMELER İÇİN YENİ BİRİM
Başsavcı Hadi Salihoğlu, dinlemelerle ilgili yeni bir başsavcı vekilliği kurdu. Teknik Büro adı altında oluşturulan başsavcıvekilliği bu göreve de Çağlayan Adliyesi'ne yeni atanan Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı getirildi.
Birim adliye içerisindeki tüm telefon dinleme, teknik ve fiziki takipten sorumlu olacak. Söz konusu talepler başsavcıvekilliği üzerinden mahkemelere iletilecek. Böylelikle savcıların dinleme talepleri kontrol altına alınmış olacak.
Kapıcı'nın ismi daha önce Mersin'de görev yaptığı sırada cep telefonunda yüksek sesle bülbül sesi melodisi çaldığı için adliye şoförü hakkında dava açması ile gündeme gelmişti. Savcı Kapıcı\'nın şikayeti üzerine açılan davada mahkeme, şoföre "Memurun amirine hakaret" suçundan 6 ay hapis cezası vermişti. - Komik gerçekten :) -
Salihoğlu, Balyoz, Ergenekon, Devrimci Karargah davalarına bakan savcılar da dahil 192 savcıdan 90'ının yerini değiştirdi. Yeni görevlendirme listesini e-mail yolu ile ileten Başsavcı Salihoğlu, savcılara bir de not gönderdi.
stanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başarısının tüm savcıların başarısı olduğunu belirten Salihoğlu, notta "Göreve başladıktan sonra çalışma arkadaşlarımızın, çalışma düzeni ve görev alanını belirleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çalışma talimatı ve iş bölümü değişikliği bu ön yazı ile birlikte sizlere tebliğ ediyorum" dedi.
9 başsavcıvekilinin görev alanlarını yeniden düzenleyen Salihoğlu, Teknik Büro isimli bir birim kurdu. Tüm teknik ve fiziki takip taleplerin bu birim üzerinden yapılacağı öğrenildi. Balyoz Davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma savcısı Hüseyin Kaplan, 40. Asliye Ceza Mahkemesi'ne duruşma savcısı olarak atandı. 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne Naci Kanık getirildi.
Ergenekon Davası duruşma Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş'a ek görev verildi. Bu isimler kendi görevlerinin yanında noter ve icra müdürlüğü denetimi işlerine bakacak.
17 Ağustos soruşturmasında görev alan memur suçları soruşturma bürosu savcıları tamamen dağıtıldı. Söz konusu büroda eski ekipten sadece Ekrem Aydıner kaldı.
Başsavcı Hadi Salihoğlu Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, Kaçakçılık- Nakrotik Suçlar Soruşturma Bürosu ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nu da tek çatı altında toplandı. Yeni kurulan birime ‘Kaçakçılık, Toplumsal Olaylar ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ adı verildi. Bu büro ayrıca, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda düzenlenen suçlara da bakacak.
NOT:17 Aralık Soruşturmasını yürüten savcılarda görevinden alındı.Unutmadan ekleyim..Haber bir üst mesajlardaydı.
DİNLEMELER İÇİN YENİ BİRİM
Başsavcı Hadi Salihoğlu, dinlemelerle ilgili yeni bir başsavcı vekilliği kurdu. Teknik Büro adı altında oluşturulan başsavcıvekilliği bu göreve de Çağlayan Adliyesi'ne yeni atanan Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı getirildi.
Birim adliye içerisindeki tüm telefon dinleme, teknik ve fiziki takipten sorumlu olacak. Söz konusu talepler başsavcıvekilliği üzerinden mahkemelere iletilecek. Böylelikle savcıların dinleme talepleri kontrol altına alınmış olacak.
Kapıcı'nın ismi daha önce Mersin'de görev yaptığı sırada cep telefonunda yüksek sesle bülbül sesi melodisi çaldığı için adliye şoförü hakkında dava açması ile gündeme gelmişti. Savcı Kapıcı\'nın şikayeti üzerine açılan davada mahkeme, şoföre "Memurun amirine hakaret" suçundan 6 ay hapis cezası vermişti. - Komik gerçekten :) -
tahminime göre tabelalardan kaldırılan T.C yerine R.T.E yazısı gelebilir.